Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yamuk" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yamuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yamuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yamuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAMUK
YAMUK
Bir yana doğru eğik olan. Birine karşı yanlış davranma. Sözünden dönen, yanlışlık yapan (kimse). Yalnız iki kenarı paralel olan dörtgen.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAMUKLUK
Yamuk olma durumu.
EĞİKLİK
Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil. Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı.
CARBIK
Tarla faresi. Çarpık, yamuk. Oynak, ahlâksız.
PELİŞ
Eğri; yamuk.
KIRMAÇATI
(Mimarlık) Dört yüzeyli çatı olup, yapının dar yüzlerine bakan çatı yüzeyleri üçgen, geniş yüzlerine bakanları da ikizkenar yamuk biçimindedir. a. bk. beşikçatı, çadırçatı, sundurma çatı, mansard çatı.
FOLUK
Dikdörtgen ağların ikizkenar yamuk ağ biçimine dönüştürülebilmesi için kenarlarına düğümlenerek birleştirilen üçgen ağlar.
GEMEŞ
Ön dişleri olmayan ya da küçük olan kimse: Gemeş Ali haylazın biridir. Geniş ağızlı kişi. İradesiz, yavaş kanlı kişi. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için).
GEVİLLİ
Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için). Önem verilmeyen, sevilmeyen kimseler için kullanılır. Aksi, ters konuşan kimse.
KINTEŞ
Yan, eğri, yamuk. Geniş yol dönemeci : Ali'ye yolun kınteşinde rasladım.
ABUSALAK
Ahmak, budala, sersem, aptal. Yamuk yumuk yürüyen.
EGRİ
Kötü yollara sapmış olan. Eğri - egri bugri: yamuk.
İKİZKIYILI
Eşit iki kıyısı olan uzambiçim. Örnek. ikizkıyılı üçgen, ikizkıyılı yamuk.
ŞELLEVİ
Eğri, yamuk.
PELİÇ
Boynuzları yana ve aşağıya doğru uzayan hayvan. Eğri, yamuk; peliçine yap: eğri, yamık yapmak.
GEME
Fare. Bir çeşit köstebek. Kısa burunlu hayvan. Büyük dişli kişi. Düzgün, beyaz dişli kişi. Alt ya da üst çenesi uzun kişi. Ön dişleri öne doğru çıkık kişi. Boyu büyümeyen katır. Kemer. Eğri, yamuk. Haddinden fazla uzun. Koyunların üzerinde bulunan bit. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için). Ermeni dilinden kam: kama. Küçük ağaç kirkit. (Dişkaya Eşme Uşak). Büyük fare.
PEC
Soba. Sac ya da tuğladan duvara gömme yapılan, odun yakılarak tüm evi ısıtan bir çeşit ısınma döşemi. Yamuk, eğri büğrü// pec puc: eğri büğrü.
PELİCİNE
Eğik; yamuk olarak ;verev.
YAMULMAK
Yamuk duruma gelmek, eğilmek.
KINTAŞ
Yan, eğri, yamuk. Aykırı.
GEVİK
Ucu çengelli ağaç. Geveze. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için): Gevik Ali. Kuruntulu: Bu kız amma gevik ha. Sözünde durmayan. Burgunun ucundan dökülen talaş. Hayvanlarda koyu kırmızı ile siyah karışığı renk: Gevik keçi. Rüşvet: Gevik yedirmeden bu işi gördüremeyeceğim. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Savrulan harmandan arta kalan ezilmemiş, iyi dövülmemiş başak. Ağaç köklerinin kurumuş parçaları. Yavrusu ölen ineğin sütünü sağdırması için emzirilen başka bir buzağı. Ağızda çiğnenen şey, lokma. Gelişmemiş başak.