İçinde YAMUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yamuk" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yamuk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yamuk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yamuk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAMUK

Bir yana doğru eğik olan. Birine karşı yanlış davranma. Sözünden dönen, yanlışlık yapan (kimse). Yalnız iki kenarı paralel olan dörtgen.

YAMUKLUK

Yamuk olma durumu.

YAMUKLAMA

Barbitürat ve diğer sedatif hipnotiklere fiziksel bağımlılığı olanlarda ilacın birden kesilmeyip 10 günden az olmayan bir süre içinde azaltılarak kesilmesiyle yapılan tedavi.

YAMUKSU

Hiçbir kıyısı birbirine koşut olmayan dörtgen.

  -   -   -  

Anlamında YAMUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAMUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PELİŞ

Eğri; yamuk.

GEME

Fare. Bir çeşit köstebek. Kısa burunlu hayvan. Büyük dişli kişi. Düzgün, beyaz dişli kişi. Alt ya da üst çenesi uzun kişi. Ön dişleri öne doğru çıkık kişi. Boyu büyümeyen katır. Kemer. Eğri, yamuk. Haddinden fazla uzun. Koyunların üzerinde bulunan bit. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için). Ermeni dilinden kam: kama. Küçük ağaç kirkit. (Dişkaya Eşme Uşak). Büyük fare.

ŞEVŞERİ

Biraz yamuk (yön açısından).

ŞELLEVİ

Eğri, yamuk.

EĞİKLİK

Eğik olma durumu, eğim, yamukluk, meyil. Bir gök cisminin içinde hareket ettiği düzlem ile yörünge düzlemiyle belirtilmiş herhangi bir düzlem arasındaki açı.

PELİÇ

Boynuzları yana ve aşağıya doğru uzayan hayvan. Eğri, yamuk; peliçine yap: eğri, yamık yapmak.

İKİZKIYILI

Eşit iki kıyısı olan uzambiçim. Örnek. ikizkıyılı üçgen, ikizkıyılı yamuk.

GEMEŞ

Ön dişleri olmayan ya da küçük olan kimse: Gemeş Ali haylazın biridir. Geniş ağızlı kişi. İradesiz, yavaş kanlı kişi. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için).

ABUSALAK

Ahmak, budala, sersem, aptal. Yamuk yumuk yürüyen.

KINTEŞ

Yan, eğri, yamuk. Geniş yol dönemeci : Ali'ye yolun kınteşinde rasladım.

GEVİK

Ucu çengelli ağaç. Geveze. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için): Gevik Ali. Kuruntulu: Bu kız amma gevik ha. Sözünde durmayan. Burgunun ucundan dökülen talaş. Hayvanlarda koyu kırmızı ile siyah karışığı renk: Gevik keçi. Rüşvet: Gevik yedirmeden bu işi gördüremeyeceğim. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Savrulan harmandan arta kalan ezilmemiş, iyi dövülmemiş başak. Ağaç köklerinin kurumuş parçaları. Yavrusu ölen ineğin sütünü sağdırması için emzirilen başka bir buzağı. Ağızda çiğnenen şey, lokma. Gelişmemiş başak.

GEVİLLİ

Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için). Önem verilmeyen, sevilmeyen kimseler için kullanılır. Aksi, ters konuşan kimse.

CARBIK

Tarla faresi. Çarpık, yamuk. Oynak, ahlâksız.

KIRMAÇATI

(Mimarlık) Dört yüzeyli çatı olup, yapının dar yüzlerine bakan çatı yüzeyleri üçgen, geniş yüzlerine bakanları da ikizkenar yamuk biçimindedir. a. bk. beşikçatı, çadırçatı, sundurma çatı, mansard çatı.

YAMULMAK

Yamuk duruma gelmek, eğilmek.

EGRİ

Kötü yollara sapmış olan. Eğri - egri bugri: yamuk.

PELİCİNE

Eğik; yamuk olarak ;verev.

KINTAŞ

Yan, eğri, yamuk. Aykırı.

PEC

Soba. Sac ya da tuğladan duvara gömme yapılan, odun yakılarak tüm evi ısıtan bir çeşit ısınma döşemi. Yamuk, eğri büğrü// pec puc: eğri büğrü.

FOLUK

Dikdörtgen ağların ikizkenar yamuk ağ biçimine dönüştürülebilmesi için kenarlarına düğümlenerek birleştirilen üçgen ağlar.