Sonu YAMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yamak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

OYULYAMAK

8 harfli kelimeler

DİMYAMAK

7 harfli kelimeler

BOYAMAK, DAYAMAK, GAYAMAK, MAYAMAK, SAYAMAK, TIYAMAK

6 harfli kelimeler

UYAMAK

5 harfli kelimeler

YAMAK

Bazı kelimelerin anlamları

YAMAK

Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek. Birinin etkisinde kalarak onun sözünden çıkmayan kimse. Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse.

DİMYAMAK

Oturduğu yerde ya da hayvan üstünde uyuklamak.

SAYAMAK

Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri.

OYULYAMAK

Kaba, iri, aralıklı dikmek.

BOYAMAK

Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek. Azarlamak. Ağır söz söylemek, aşağılamak.

GAYAMAK

Deve çiftleşmek.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

UYAMAK

Uzaklaşmak. Uzaklaştırmak.

MAYAMAK

2-5 Kg.lık taş.

TIYAMAK

Kesmek.

  -   -   -  

Anlamında YAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BOYANMAK

Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

ŞEKERCİBOYASI

Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana).

KINA

Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

RENKLEMEK

Boyamak, renk vermek.

KINALAMAK

Kına koymak, kına ile boyamak.

OMBRA

Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya.

VERMEK

Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

ALACALAMAK

Renk renk, benek benek boyamak.

BOYAMA

Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.

KARINLAMAK

Gemi yanını dayamak.

TARAKLAMAK

Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.

EMAY

Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.

ÇIRAKLIK

Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.

DİREMEK

Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

EBRULAMAK

Ebru yaparak boyamak.

DAYAMA

Dayamak işi.

RASTIK

Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. Sürme.