Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yamak" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yamak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yamak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OYULYAMAK
DİMYAMAK
BOYAMAK, DAYAMAK, GAYAMAK, MAYAMAK, SAYAMAK, TIYAMAK
UYAMAK
YAMAK
YAMAK
Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek. Birinin etkisinde kalarak onun sözünden çıkmayan kimse. Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse.
OYULYAMAK
Kaba, iri, aralıklı dikmek.
MAYAMAK
2-5 Kg.lık taş.
GAYAMAK
Deve çiftleşmek.
BOYAMAK
Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek. Azarlamak. Ağır söz söylemek, aşağılamak.
UYAMAK
Uzaklaşmak. Uzaklaştırmak.
SAYAMAK
Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri.
TIYAMAK
Kesmek.
DİMYAMAK
Oturduğu yerde ya da hayvan üstünde uyuklamak.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
BOYAMA
Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.
BOYANMAK
Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.
ŞEKERCİBOYASI
Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana).
DAYAMA
Dayamak işi.
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya.
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.
KARINLAMAK
Gemi yanını dayamak.
TARAKLAMAK
Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.
KINALAMAK
Kına koymak, kına ile boyamak.
RASTIK
Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. Sürme.
RENKLEMEK
Boyamak, renk vermek.
ÇIRAKLIK
Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.
EBRULAMAK
Ebru yaparak boyamak.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
KINA
Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.