Kelimeler arşivinde; içinde "yamak" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yamak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yamak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yamak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OYULYAMAK
YAMAKLIK, DİMYAMAK
BOYAMAK, DAYAMAK, GAYAMAK, MAYAMAK, SAYAMAK, TIYAMAK
UYAMAK
YAMAK
YAMAK
Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek. Birinin etkisinde kalarak onun sözünden çıkmayan kimse. Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse.
DİMYAMAK
Oturduğu yerde ya da hayvan üstünde uyuklamak.
DAYAMAK
Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.
TIYAMAK
Kesmek.
MAYAMAK
2-5 Kg.lık taş.
BOYAMAK
Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek. Azarlamak. Ağır söz söylemek, aşağılamak.
OYULYAMAK
Kaba, iri, aralıklı dikmek.
SAYAMAK
Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri.
GAYAMAK
Deve çiftleşmek.
UYAMAK
Uzaklaşmak. Uzaklaştırmak.
YAMAKLIK
Yardımcılık.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VERMEK
Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
KINA
Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.
DAYANMAK
Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.
BOYANMAK
Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.
BADANA
Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
DİREMEK
Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.
KARINLAMAK
Gemi yanını dayamak.
ÇIRAKLIK
Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
KINALAMAK
Kına koymak, kına ile boyamak.
DAYAMA
Dayamak işi.
BOYAMA
Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.
ALACALAMAK
Renk renk, benek benek boyamak.
EBRULAMAK
Ebru yaparak boyamak.
TARAKLAMAK
Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya.
RASTIK
Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. Sürme.
ŞEKERCİBOYASI
Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana).
EMAY
Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.
RENKLEMEK
Boyamak, renk vermek.