İçinde YAMAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "yamak" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yamak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu yamak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yamak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

OYULYAMAK

8 harfli kelimeler

YAMAKLIK, DİMYAMAK

7 harfli kelimeler

BOYAMAK, DAYAMAK, GAYAMAK, MAYAMAK, SAYAMAK, TIYAMAK

6 harfli kelimeler

UYAMAK

5 harfli kelimeler

YAMAK

Bazı kelimelerin anlamları

YAMAK

Bir işte yardımcı olarak çalışan erkek. Birinin etkisinde kalarak onun sözünden çıkmayan kimse. Yeniçeri Ocağında topçu ve humbaracı gibi askerî kuruluşlarda aday olarak bulunan kimse.

MAYAMAK

2-5 Kg.lık taş.

DİMYAMAK

Oturduğu yerde ya da hayvan üstünde uyuklamak.

DAYAMAK

Yaslamak. Bir yerden, bir kimseden yararlanmak, güç almak. Korkutmak için hızla, öfkeyle yaklaştırmak, uzatmak. Kalitesiz, kötü veya çürük bir malı, gizlice iyi olanların arasına katıp müşteriye satmak. Kapı veya pencereyi ardına kadar açmak. Varmak, ulaşmak. Vakit geçirmeden, bekletmeden vermek.

TIYAMAK

Kesmek.

OYULYAMAK

Kaba, iri, aralıklı dikmek.

UYAMAK

Uzaklaşmak. Uzaklaştırmak.

BOYAMAK

Boya sürerek veya boyaya batırarak renk vermek. Azarlamak. Ağır söz söylemek, aşağılamak.

SAYAMAK

Bir sayıtın basamaklarındaki değişik değerleri gösteren sayısal damgalardan her biri.

GAYAMAK

Deve çiftleşmek.

YAMAKLIK

Yardımcılık.

  -   -   -  

Anlamında YAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OMBRA

Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya.

KINALAMAK

Kına koymak, kına ile boyamak.

KINA

Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.

BADANA

Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.

BOYAMA

Boyamak işi, pentür. Renkli yazma ya da mendil. Rengi boya ile sonradan verilmiş olan.

KARINLAMAK

Gemi yanını dayamak.

VERMEK

Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.

ÇIRAKLIK

Çırak olma durumu, yamaklık. Çırakların çalıştığı yer. Çırağa verilen ücret. Çırağın yaptığı iş.

DAYAMA

Dayamak işi.

BOYANMAK

Boyama işi yapılmak. Kendi kendini boyamak, yüzüne boya sürmek, makyaj yapmak.

ŞEKERCİBOYASI

Şekerciboyasıgillerden, kökü iç sürdürücü olarak kullanılan, 2-3 metre yüksekliğinde, üzümsü meyvesinden şarapları boyamak için kırmızı boya çıkarılan çok yıllık bir bitki, Amerikan üzümü (Phytolacca americana).

TARAKLAMAK

Bağ, bahçe toprağının yüzünü tarakla düzeltmek. Gereksiz maddelerden ayıklamak amacıyla araç geçirmek, taramak. Tarar gibi yapmak. Yılankavi çizgilerle boyamak.

ALACALAMAK

Renk renk, benek benek boyamak.

RENKLEMEK

Boyamak, renk vermek.

EMAY

Bazı maddeleri korumak, belirli bir parlaklık kazandırmak veya boyamak için kullanılan, saydam veya donuk cama benzeyen cila.

DİREMEK

Bir şeyi dikine koymak, dayamak, durdurmak. Direnmek, karşı koymak, inat etmek, ısrar etmek.

EBRULAMAK

Ebru yaparak boyamak.

BADANALAMAK

Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.

RASTIK

Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya. Sürme.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.