Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yamac" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yamac ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yamac olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yamac olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAMAC
YAMAC
Yan, yan bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAMAC geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BÖRNÜ
Dağ yamacı.
BÖRG
Dağ yamacı. Eski türkçe böğür: Böğür.
MAĞARA
Bir yamaca veya kaya içine doğru uzanan, barınak olarak kullanılabilen yer kovuğu, in. Karst bölgelerinde kireç taşlarının erimesiyle oluşan, büyük, birbirine koridorlarla bağlı yer altı kovukları.
YANBEGİ
Yamacın enine (yol, gidiş için). Ana yoldan sapan yan yol. Düz yol. Az eğimli yer, yamaç. Bir yana eğik. Yana doğru eğik: Yanbegi oturuyor.
YANDOLAY
Keçiyolu. Yamacı enlemesine kesen yol.
YASGAM
Dağ yamacı.
SEKİLEMEK
Bir yamacı ağaçlandırmak için sekiler (I) yapmak, teraslamak.
GEDUK
Yıkılan duvarda açılan boşluk, gedik. Dağ yamacı.
BÖGÜR
Böğür. Dağın yamacı. Yan.
BAKI
Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.
BÖĞÜR
İnsan ve hayvan vücudunun kaburga ile kalça arasındaki bölümü. Dağ yamacı. Akran. Yan taraf.
İNGÜN
Dağ yamacı.
KAĞ
Ekin arasında biten yaban otlar. Dağ yamaçlarındaki ince çayırlık yer. Dağ yamacı. Tarlayı otlardan temizleme, çapa işi. Meyve kurusu. Toprağı gübre ile kabartmak. Toprağı gübre ile kabartma, çapalama. (Bu kelime daha çok kürmanç ağzında kullanılmaktadır. Kelimenin aslı Divanü Lügati't-Türk'te "kığ" şeklinde aynı manada kullanılmıştır. bk. DLT.III.s.129).
YALAH
Hayvanların içinden yemek yediği, taş, ağaç, çanak ve benzerleri kap. Hayvanların su içtiği ağaç kap, taş oyuğu. Hayvanların su içmesi için, ağaç, taş ve benzerleri maddelerden yapılan ve çeşmelerin önünde bulunan oluk, tekne. Çukur yer (genellikle kazılmış). Saksı. Küçük su birikintisi, gölcük. Ağaç leğen. Ahırda, hayvan pisliklerinin biriktiği uzun çukur. Ortası çukur tarla. 1. Vadilerdeki küçük, verimli düzlük. 1. Kuytu yer. 1. Dağ yamacındaki düzlük. 1. Sahan, tabak, çanak, tas gibi kaplara verilen genel ad. 1. Suyun akarken yardığı yer. 1. Kalaycılıkta, bakır temizlenen yer. 1. Sığ, derin olmayan. Geveze, boşboğaz, söz taşıyarak arabozan. Sırnaşık, eğitimsiz. Dalkavuk. Açgözlü, bedavacı, asalak, arsız. Dönek. Aşağılık, onursuz. İkiyüzlü. Her işe burnunu sokan. Sürtük. 1. Hoppa, kötü kadın. Eski türkçe yal+ak: Köpeğe yiyecek verilen kap; çeşmede hayvanların su içtiği tekne (Erzincan Merkez). Kedi ve köpeklerin yemek kabı. Çukur, dere vadisi.
DEHETMEK
Sürmek, ilerlemek: Dağın yamacından dehettim, şehir gözüktü biraz sonra.
GÖZEYİCİ
Örücü, yamacı.
PUR
Taş. Alçı taşı, alçı. Kireçli, taşlı toprak. Killi taş. Vurulunca çabuk parçalanan yumuşak taş. Nehir yataklarında, kum ve taşların birlikte taşlaşmasından oluşan yumuşak taşlar. Kiremit. Kayalıklarla kaplı uçurum. Kil. 1. Tarıma elverişli olmayan killi toprak. Bitkinin yapraklı yeri. Cevizin yeşil kabuğu. Acı, kekremsi : Hafiğin suları purdur. Ağızdaki kir, pas. Yeşerti, yeşillik. Taşlı, sert toprak. Kireçli, çıplak dağ yamacı. Killi toprak. Saçak.
GINDAM
Uç: Ayağımıın gındamı ile tutundum. Dağ sırtlarında suların iki ayrı yamaca aktığı yerler, sırtlar.
ÇATAK
İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı. Yapışık, ikiz (meyve). Kavgacı. Van iline bağlı ilçelerden biri.