Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yalı" olan, toplam 75 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yalı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yalı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yalı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İSKANDİNAVYALI
ASARCIKKAYALI
AVUSTRALYALI, FİNLANDİYALI, YUGOSLAVYALI
OKYANUSYALI, ENDONEZYALI, MORİTANYALI, AVUSTURYALI, KÜÇÜKKAYALI, KİRAZLIYALI, BÜYÜKKAYALI, MAKEDONYALI
TANZANYALI, ŞAMPANYALI, SLOVAKYALI, BREZİLYALI, SLOVENYALI, CUMAKAYALI, DALMAÇYALI, FANTAZYALI, KARAKAYALI, ETİYOPYALI, ÖRENBOYALI, YENİKAYALI
GÜZELYALI, KÜTAHYALI, ANTALYALI, ZAMBİYALI, MALATYALI, TAKUNYALI, SAKARYALI, YEŞİLYALI, ROMANYALI, BATARYALI, BOLİVYALI, KOLONYALI, LAPONYALI, LETONYALI, MADALYALI, MALEZYALI, MOBİLYALI, NAMİBYALI, NİJERYALI, SİCİLYALI, POLONYALI, PAPATYALI
AMASYALI, ALANYALI, EVLİYALI
HÜLYALI, DÜNYALI, MODYALI, GÜLYALI, KONYALI, KENYALI, YAHYALI, KAHYALI, LİBYALI, YAPYALI, ALIYALI
PAYALI, BOYALI, DAYALI, ASYALI, TAYALI, EŞYALI, KIYALI, KAYALI, GIYALI, ZİYALI, MAYALI, BAYALI
OYALI
YALI
YALI
Sahil. Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.
TANZANYALI
Tanzanya halkından olan kimse.
AVUSTURYALI
Avusturya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
KÜÇÜKKAYALI
Uşak şehrinde, Ulubey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
İSKANDİNAVYALI
İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya'da oturan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
ASARCIKKAYALI
Sinop kenti, Saraydüzü ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BÜYÜKKAYALI
Uşak kenti, Ulubey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞAMPANYALI
Şampanya verilen.
ENDONEZYALI
Endonezya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
YUGOSLAVYALI
Yugoslavya'da yaşayan kimse.
AVUSTRALYALI
Avustralya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
MAKEDONYALI
Makedon.
KİRAZLIYALI
Kocaeli şehrinde, Körfez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
FİNLANDİYALI
Finlandiya halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
MORİTANYALI
Moritanya halkından olan kimse.
OKYANUSYALI
Okyanusya kıtasında yaşayan kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
BİLGİLİ
Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.
AYIRAN
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
ASYALILIK
Asyalı olma durumu.
DALKILIÇ
Kılıcını çekmiş olarak, yalın kılıç.
BOVLİNG
Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
BOBİN
Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.
ÇOPRA
Kayalıklarda yaşayan, iri bıyıklı bir tatlı su balığı. Sık çalılık veya sazlık. Balık kılçığı.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
DALTABAN
Yalın ayak (kimse). Aşağılık, serseri.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.