Kelimeler arşivi içinde; başında "yalı" olan, toplam 98 adet kelime bulunmaktadır. yalı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yalı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YALIÇAPKINIGİLLER
YALIÇAPKIMGİLLER
YALIMALÇAHLIĞI, YALINYALBURDAK, YALINLAŞTIRMAK, YALINLANDIRMAK
YALINLIGEDİĞİ, YALINYALPIDAK, YALINLAŞTIRMA
YALITABİLMEK
YALINDAMLAR, YALINLATMAK, YALITABİLME, YALINLAŞMAK, YALINLANMAK, YALIÇİFTLİK, YALIÇAPKINI, YALITKANLIK
YALINLAŞMA, YALIMPARÇA, YALINÇEVRE, YALINLAŞLI, YALINLAMAK, YALINKOLLU, YALINKILIÇ, YALINBUDAK, YALINKAVAK, YALITLANMA, YALITILMAK, YALIMBİLEK, YALIKSAMAK, YALIKLAMAK
YALIAĞASI, YALINKAYA, YALINISÇA, YALINKUYU, YALINGÖZE, YALINLAMA, YALIHÜYÜK, YALITIMLI, YALIKAVAK, YALITILMA, YALINYAZI, YALIMKAYA, YALINAYAK, YALINAYAH, YALINTEPE, YALINAĞAÇ
YALITICI, YALITKAN, YALINLIK, YALINMAK, YALINSAK, YALINSAZ, YALITMAK, YALINGÖZ, YALINTAŞ, YALINKAŞ, YALIKSAK, YALIMKÖY, YALINKAT, YALIMSAK, YALINALP, YALIKMAK, YALIKIYI, YALINCAK, YALIKARA, YALINDAL, YALINDAM, YALINDÜZ, YALINGAÇ, YALINGAT, YALIBOYU
YALITIK, YALITIM, YALITAN, YALIKÖY, YALICAN, YALITMA, YALIMLI, YALIOBA, YALINIZ, YALIMAK, YALINIS, YALINAH, YALINAY, YALINLI, YALINCA, YALINGI
YALIMA, YALICA, YALINÇ
YALIK, YALIH, YALIN, YALIM, YALIZ
YALI
YALI
Sahil. Su kıyısında yapılmış büyük, görkemli ev.
YALINLATMAK
Alevlendirmek.
YALITABİLME
Yalıtabilmek işi.
YALINYALBURDAK
Gelişigüzel. Olup olacağı.
YALINYALPIDAK
Gelişigüzel.
YALIÇAPKIMGİLLER
Gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımının, başları büyük, gagaları uzun ve köşeli, kanatları kısa veya orta uzunlukta, bazılarında kuyruk çok kısa, oyuklarda kuluçkaya yatan, yumurtaları beyaz renkte, Güney Avrupa ve Ön Asya'da su kenarlarında yaşayan ve 27 kadar türü olan bir familya. Yalıçapkını (Alcedo atthis), İzmir yalıçapkını (Halcyon smyrnensis), alaca yalıçapkını (Ceryle rudis) iyi bilinen türleridir.
YALINLANDIRMAK
Alevlendirmek.
YALINLAŞTIRMA
Yalınlaştırmak işi.
YALINLANMAK
Parlamak, ışıldamak, ışık saçmak, alevlenmek.
YALIÇAPKINIGİLLER
Örneği yalıçapkını olan omurgalı hayvanlardan kuşlar sınıfına giren bir familya.
YALINLAŞMAK
Sadeleşmek, yalın duruma gelmek.
YALINLAŞTIRMAK
Yalınlaşma işini yaptırmak.
YALINLIGEDİĞİ
Antalya şehrinde, Bozova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YALITABİLMEK
Yalıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YALINDAMLAR
Elâzığ şehri, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YALIMALÇAHLIĞI
Eksiklik.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
BİLGİLİ
Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.
AYIRAN
Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
DALTABAN
Yalın ayak (kimse). Aşağılık, serseri.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
DALKILIÇ
Kılıcını çekmiş olarak, yalın kılıç.
AYRIŞMAK
Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
BOBİN
Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
BALE
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
ANAERKİLLİK
Kadının üstünlüğüne dayalı toplumsal örgütlenme düzeni, maderşahilik. Ananın egemen olduğu aile hayatı.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
ÇOPRA
Kayalıklarda yaşayan, iri bıyıklı bir tatlı su balığı. Sık çalılık veya sazlık. Balık kılçığı.
BİRLİK
Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
AİLEVİ
Aileye dayalı. Aile ile ilgili.
BOVLİNG
Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.
ASYALILIK
Asyalı olma durumu.