Kelimeler arşivi içinde; başında "yalan" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. yalan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yalan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YALANLAYABİLMEK
YALANLAYABİLME
YALANCITIRTIL
YALANBİÇİMLİ, YALANCISARMA
YALANSIĞMAK, YALANCIAYAK, YALANCIKEÇİ, YALANCIKTAN, YALANLATMAK, YALANDIRMAK, YALANLANMAK
YALANIŞLIK, YALANLATMA, YALANLANMA, YALANLAMAK, YALANCILIK, YALANÇIRAK
YALANLAMA
YALANSIZ, YALANMAK, YALANKOZ, YALANLUK, YALANGOZ, YALANDAN
YALANUZ, YALANĞI, YALANCI, YALANMA, YALANÇI, YALANGI, YALANGU, YALANKI, YALANIZ, YALANIŞ
YALAN
Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.
YALANCITIRTIL
Yaprak arıları kurtçuklarına verilen genel ad.
YALANLATMA
Yalanlatmak işi.
YALANCIKEÇİ
Erguvan ağacı ve çiçeği.
YALANLATMAK
Yalanlama işini yaptırmak.
YALANBİÇİMLİ
Yabancı, başka bir mineralin dış biçimini alan mineral.
YALANIŞLIK
Yaltaklanma.
YALANLANMAK
Yalanlama işi yapılmak veya yalanlama işine konu olmak.
YALANDIRMAK
Aldatmak, kandırmak. Yalan söylemek, kandırmak.
YALANCISARMA
Lahana yaprağıyla yapılan etsiz sarma.
YALANCIAYAK
Dizanteri amibi gibi, belirli bir biçimi olmayan birgözeli asalaklarda devim ve beslenme amacıyla ortaya çıkan protoplazma uzantısı.
YALANSIĞMAK
Yalan söylemek. Yalan yakışmak: Yalansığmayacak bir yerde yalan söyleme.
YALANCIKTAN
Yalandan.
YALANLAYABİLME
Yalanlayabilmek işi.
YALANLANMA
Yalanlanmak işi.
YALANLAYABİLMEK
Yalanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde YALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALAVERE
Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun.
ÇAMÇA
Sazangillerden, pullarından yalancı inci yapılmış olan bir ırmak balığı (Leuciscus rutilus).
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ÇANAK
Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.
ÇABUK
Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.
ASILSIZ
Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
AVUNMAK
Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.
ÇAKAL
Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
ASPUR
Yalancı safran.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
BOZMAK
Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.
BOYALANMA
Boyalanmak durumu.
ATICI
İyi nişan alan, attığını vuran (kimse). Yalancı, asılsız şeyler uydurup söyleyen (kimse).
AVUNDURMAK
Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
BİRA
Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.