YALAN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yalan" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. yalan ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yalan ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yalan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

YALANLAYABİLMEK

14 harfli kelimeler

YALANLAYABİLME

13 harfli kelimeler

YALANCITIRTIL

12 harfli kelimeler

YALANBİÇİMLİ, YALANCISARMA

11 harfli kelimeler

YALANSIĞMAK, YALANCIAYAK, YALANCIKEÇİ, YALANCIKTAN, YALANLATMAK, YALANDIRMAK, YALANLANMAK

10 harfli kelimeler

YALANIŞLIK, YALANLATMA, YALANLANMA, YALANLAMAK, YALANCILIK, YALANÇIRAK

9 harfli kelimeler

YALANLAMA

8 harfli kelimeler

YALANSIZ, YALANMAK, YALANKOZ, YALANLUK, YALANGOZ, YALANDAN

7 harfli kelimeler

YALANUZ, YALANĞI, YALANCI, YALANMA, YALANÇI, YALANGI, YALANGU, YALANKI, YALANIZ, YALANIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

YALAN

Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Yalancı kimse. Uydurma.

YALANLANMAK

Yalanlama işi yapılmak veya yalanlama işine konu olmak.

YALANLANMA

Yalanlanmak işi.

YALANLATMAK

Yalanlama işini yaptırmak.

YALANCITIRTIL

Yaprak arıları kurtçuklarına verilen genel ad.

YALANBİÇİMLİ

Yabancı, başka bir mineralin dış biçimini alan mineral.

YALANLATMA

Yalanlatmak işi.

YALANDIRMAK

Aldatmak, kandırmak. Yalan söylemek, kandırmak.

YALANCIKTAN

Yalandan.

YALANIŞLIK

Yaltaklanma.

YALANSIĞMAK

Yalan söylemek. Yalan yakışmak: Yalansığmayacak bir yerde yalan söyleme.

YALANLAYABİLMEK

Yalanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YALANCIAYAK

Dizanteri amibi gibi, belirli bir biçimi olmayan birgözeli asalaklarda devim ve beslenme amacıyla ortaya çıkan protoplazma uzantısı.

YALANLAYABİLME

Yalanlayabilmek işi.

YALANCISARMA

Lahana yaprağıyla yapılan etsiz sarma.

YALANCIKEÇİ

Erguvan ağacı ve çiçeği.

  -   -   -  

Anlamında YALAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YALAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AVUNDURMAK

Oyalanmasını sağlamak. Acısını hafifletmek, acısını unutturmak, teselli etmek.

ÇABUK

Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

ÇAKAL

Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.

ASPUR

Yalancı safran.

AVUNMAK

Bir şeyle uğraşarak acısını unutmak, sıkıntılardan uzaklaşmak, teselli bulmak, müteselli olmak. Oyalanmak. Hayvan gebe kalmak.

DALAVERE

Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun.

ÇAMÇA

Sazangillerden, pullarından yalancı inci yapılmış olan bir ırmak balığı (Leuciscus rutilus).

BİRA

Arpa ile şerbetçi otunun mayalandırılmasıyla yapılmış olan bir içki, arpa suyu.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ALDANMAK

Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.

AKASYA

Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).

BAKTERİ

Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

ATICI

İyi nişan alan, attığını vuran (kimse). Yalancı, asılsız şeyler uydurup söyleyen (kimse).

AVUNTU

İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

BEKLEMEK

Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.

BOZMAK

Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek. Büyük parayı küçük birimlere ayırmak. Dokunmak, zarar vermek. Bir yerin, bir şeyin düzenini karıştırmak. Bağ veya bostanın son ürününü toplamak. Geçersiz bir duruma getirmek. Bırakmak, dağıtmak. Biçimini ve kullanılışını değiştirmek. Altını paraya çevirmek, bozdurmak. Bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek. Yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek. Kızlığına zarar vermek. Kötü duruma getirmek. Aklını yitirecek derecede bir şeye düşkün olmak. Bozguna uğratmak, yenmek, mağlup etmek.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

BOYALANMA

Boyalanmak durumu.

ASILSIZ

Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.