Kelimeler arşivi içinde; başında "yaka" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. yaka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yaka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yaka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAKALIKAMÇILILAR
YAKAÇİFTLİKKÖYÜ
YAKALANIVERMEK, YAKALATABİLMEK, YAKALAYABİLMEK, YAKALAYIVERMEK, YAKADEMİRCİLER, YAKALANABİLMEK
YAKALANABİLME, YAKAMOZLANMAK, YAKALATABİLME, YAKALAYIVERME, YAKALANIVERME, YAKALAYABİLME
YAKAMOZLANMA, YAKARABİLMEK
YAKARABİLME
YAKALIKSIZ, YAKABİLMEK, YAKALANMAK, YAKALATMAK
YAKALIKLI, YAKALATMA, YAKAAFŞAR, YAKAMOZLU, YAKAPINAR, YAKARIŞLI, YAKASİNEK, YAKATARLA, YAKALANIŞ, YAKALAMAK, YAKABAYAT, YAKABİLME, YAKALANMA
YAKABOYU, YAKAYURT, YAKAYERİ, YAKAYELİ, YAKAŞMAK, YAKARMAK, YAKABAŞI, YAKAÖREN, YAKADERE, YAKADİBİ, YAKALAMA, YAKAKENT, YAKAKAYI, YAKAKAYA, YAKAEMİR
YAKACIK, YAKALAR, YAKAKÖY, YAKABAĞ, YAKASIZ, YAKARMA, YAKARIŞ, YAKARCA, YAKAĞAN, YAKABOY, YAKALIK, YAKACAK, YAKAMOZ, YAKAMAK
YAKARI, YAKALI, YAKACA, YAKAZA
YAKAR, YAKAN
YAKA
YAKA
Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.
YAKALANABİLMEK
Yakalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKALANIVERME
Yakalanıvermek işi.
YAKALAYABİLMEK
Yakalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKALAYIVERME
Yakalayıvermek işi.
YAKAMOZLANMA
Yakamozlanmak işi.
YAKALIKAMÇILILAR
(Choanoflagellata), Birgözeli hayvanlardan kamçılılar (Flagellata) sınıfına giren bir familya Dibinde kasılabilen bir yaka ile çevrili bir kamçıları vardır.
YAKALATABİLMEK
Yakalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKALATABİLME
Yakalatabilmek işi.
YAKAÇİFTLİKKÖYÜ
Antalya şehrinde, Elmalı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
YAKALAYIVERMEK
Çabucak veya kısa sürede yakalamak.
YAKAMOZLANMAK
Denizde yakamozlar oluşmak.
YAKALANABİLME
Yakalanabilmek işi.
YAKALAYABİLME
Yakalayabilmek işi.
YAKALANIVERMEK
Çok çabuk veya kısa sürede yakalanmak.
YAKADEMİRCİLER
Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORİNA
Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.
AVCI
Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
ÇALYAKA
Yakasına yapışıp sıkıca tutarak.
BİYE
Genellikle giysinin yaka, kol, etek çevresine kendi kumaşından veya başka kumaştan geçirilen ince şerit.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ÇİVİYUKARI
Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.
BÖCEKKAPAN
Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı.
AV
Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.
ARAMA
Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.
BRİKET
Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.
CEPKEN
Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisi.
ALENGİR
Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.
CAKA
Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka.
BASILMAK
Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.
BASMAK
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.
DALIŞ
Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.
BORUK
Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.