YAKA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yaka" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. yaka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yaka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yaka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

YAKALIKAMÇILILAR

15 harfli kelimeler

YAKAÇİFTLİKKÖYÜ

14 harfli kelimeler

YAKALANIVERMEK, YAKALATABİLMEK, YAKALAYABİLMEK, YAKALAYIVERMEK, YAKADEMİRCİLER, YAKALANABİLMEK

13 harfli kelimeler

YAKALANABİLME, YAKAMOZLANMAK, YAKALATABİLME, YAKALAYIVERME, YAKALANIVERME, YAKALAYABİLME

12 harfli kelimeler

YAKAMOZLANMA, YAKARABİLMEK

11 harfli kelimeler

YAKARABİLME

10 harfli kelimeler

YAKALIKSIZ, YAKABİLMEK, YAKALANMAK, YAKALATMAK

9 harfli kelimeler

YAKALIKLI, YAKALATMA, YAKAAFŞAR, YAKAMOZLU, YAKAPINAR, YAKARIŞLI, YAKASİNEK, YAKATARLA, YAKALANIŞ, YAKALAMAK, YAKABAYAT, YAKABİLME, YAKALANMA

8 harfli kelimeler

YAKABOYU, YAKAYURT, YAKAYERİ, YAKAYELİ, YAKAŞMAK, YAKARMAK, YAKABAŞI, YAKAÖREN, YAKADERE, YAKADİBİ, YAKALAMA, YAKAKENT, YAKAKAYI, YAKAKAYA, YAKAEMİR

7 harfli kelimeler

YAKACIK, YAKALAR, YAKAKÖY, YAKABAĞ, YAKASIZ, YAKARMA, YAKARIŞ, YAKARCA, YAKAĞAN, YAKABOY, YAKALIK, YAKACAK, YAKAMOZ, YAKAMAK

6 harfli kelimeler

YAKARI, YAKALI, YAKACA, YAKAZA

5 harfli kelimeler

YAKAR, YAKAN

4 harfli kelimeler

YAKA

Bazı kelimelerin anlamları

YAKA

Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü. Giysilerin boyna gelen bölümüne eklenen ve türlü biçimlerde olan parçası. Yapıların saçaklarında, suyun içeriye sızmasını önlemek için kiremidin altıyla oluk arasına konulan metal levha. Sahil. Semt. Yelkenlerin kenar ve köşeleri. Eğik yerey. Kıyı, kenar, taraf.

YAKALANABİLMEK

Yakalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAKALANIVERME

Yakalanıvermek işi.

YAKALAYABİLMEK

Yakalama imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAKALAYIVERME

Yakalayıvermek işi.

YAKAMOZLANMA

Yakamozlanmak işi.

YAKALIKAMÇILILAR

(Choanoflagellata), Birgözeli hayvanlardan kamçılılar (Flagellata) sınıfına giren bir familya Dibinde kasılabilen bir yaka ile çevrili bir kamçıları vardır.

YAKALATABİLMEK

Yakalatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

YAKALATABİLME

Yakalatabilmek işi.

YAKAÇİFTLİKKÖYÜ

Antalya şehrinde, Elmalı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

YAKALAYIVERMEK

Çabucak veya kısa sürede yakalamak.

YAKAMOZLANMAK

Denizde yakamozlar oluşmak.

YAKALANABİLME

Yakalanabilmek işi.

YAKALAYABİLME

Yakalayabilmek işi.

YAKALANIVERMEK

Çok çabuk veya kısa sürede yakalanmak.

YAKADEMİRCİLER

Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında YAKA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BORİNA

Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.

AVCI

Avı kendine iş edinen kimse. Bir şeyi büyük bir istekle izleyen ve bulup ortaya çıkaran, tanıtan kimse. Gökyüzünün güneyinde bulunan bir takımyıldız, Cebbar, Orion. Başka hayvanları yakalamakta usta olan (hayvan).

BOMBA

Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.

ÇALYAKA

Yakasına yapışıp sıkıca tutarak.

BİYE

Genellikle giysinin yaka, kol, etek çevresine kendi kumaşından veya başka kumaştan geçirilen ince şerit.

BAŞLIK

Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ÇİVİYUKARI

Yağlı güreşte hasmı ayaklarından yakalayıp tepesi üstü diktikten sonra sırtını yere getirerek yenme biçimi.

BÖCEKKAPAN

Örnek bitkisi drosera olan ve bazı organları böcek yakalamaya, sindirmeye elverişli olan bitkilerin ortak adı.

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

ARAMA

Aramak işi, taharri. Sanığın yakalanması veya suç belgelerinin elde edilmesi için bir kimsenin evinde, iş yerinde, üzerinde veya eşyasında yapılmış olan araştırma işlemi.

BALİNA

Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.

BRİKET

Linyit ve kömür tozundan basınçla elde edilen yakacak. Linyit, kömür tozu ve katran tortusundan basınçla elde edilen, tuğla biçimli yapı malzemesi. Kum ve çimentonun birleştirilmesiyle elde edilen yapı malzemesi.

CEPKEN

Kolları yırtmaçlı ve uzun, harçla işlenmiş bir tür kısa, yakasız üst giysisi.

ALENGİR

Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.

CAKA

Gösteriş, çalım, kabadayılık, fiyaka.

BASILMAK

Basma işine konu olmak veya basma işi yapılmak. Uygunsuz durumda yakalanmak.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

DALIŞ

Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.

BORUK

Dağlarda yetişen, kokulu, süpürge ve yakacak olarak kullanılan bir tür ot.