Kelimeler arşivi içinde; başında "yakı" olan, toplam 79 adet kelime bulunmaktadır. yakı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yakı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yakı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YAKINLAŞTIRABİLME
YAKINLAŞABİLMEK, YAKIŞTIRABİLMEK
YAKINLAŞABİLME, YAKINLAŞTIRMAK, YAKIŞTIRABİLME
YAKIŞIKSIZLIK, YAKINLAŞTIRMA, YAKIŞTIRILMAK
YAKILABİLMEK, YAKINIMSILIK, YAKIŞIKLILIK, YAKIŞABİLMEK, YAKIŞTIRILMA, YAKIŞTIRMACA, YAKINLAYALIM, YAKINABİLMEK
YAKIŞTIRMAK, YAKINGÖRMEZ, YAKINLAŞMAK, YAKINABİLME, YAKINSAKLIK, YAKIŞABİLME, YAKILABİLME
YAKINMASIZ, YAKINSAMAK, YAKINLAŞMA, YAKINLAŞIM, YAKIŞIKSIZ, YAKIŞTIRMA, YAKIVERMEK, YAKINLARDA, YAKILANMAK
YAKINSAMA, YAKICILIK, YAKIŞIKLI, YAKIŞAKLI, YAKINYURT, YAKITTEPE, YAKINDOĞU, YAKIVERME
YAKINCAK, YAKIŞMAK, YAKINDAN, YAKILMAK, YAKILMAN, YAKINÇAĞ, YAKITYAĞ, YAKITKÖY, YAKINTAŞ, YAKIMSAK, YAKINSAK, YAKITLIK, YAKINMAK, YAKITMAK, YAKINLIK
YAKITLI, YAKITÇI, YAKICAK, YAKICEK, YAKINIŞ, YAKICIK, YAKILMA, YAKIŞIK, YAKINDA, YAKIMAK, YAKINCA, YAKINAN, YAKIŞMA, YAKINTI, YAKIMCI, YAKINMA
YAKICI
YAKIŞ, YAKIN, YAKIT, YAKIB, YAKIM
YAKI
YAKI
Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp deri üzerine uygulanan, beden ısısıyla vücuda yapışan eczalı parça.
YAKIŞIKSIZLIK
Yakışık almayan davranış veya durum, uygunsuzluk.
YAKIŞTIRILMAK
Yakıştırma işine konu olmak.
YAKINLAŞABİLMEK
Yakınlaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKINLAŞTIRMA
Yakınlaştırmak işi.
YAKIŞIKLILIK
Yakışıklı olma durumu.
YAKIŞTIRABİLMEK
Yakıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKINLAŞTIRABİLME
Yakınlaştırabilmek işi.
YAKINLAŞABİLME
Yakınlaşabilmek işi.
YAKILABİLMEK
Yakılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKIŞTIRILMA
Yakıştırılmak işi.
YAKIŞABİLMEK
Yakışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAKIŞTIRABİLME
Yakıştırabilmek işi.
YAKINLAŞTIRMAK
Yakın bir duruma getirmek, yaklaştırmak. Aralarında sıkı ilgi veya duygusal bağ oluşturmak.
YAKIŞTIRMACA
Herhangi bir sebeple ortaya atılan, uydurma (söz).
YAKINIMSILIK
(X, ß) bir yakınımsı uzay olmak üzere G(X) güç kümesi üzerindeki ß ikili bağıntısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHBAP
Kendisiyle yakın ilişki kurulup sevilen, sayılan kimse. Samimiyet, içtenlik bildiren bir seslenme sözü.
AKARYAKITÇILIK
Akaryakıtçının yaptığı iş.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
AKARYAKIT
Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AĞIRAYAK
Doğurması yakın (kadın).
AHİREN
Son zamanlarda, son günlerde, yakınlarda. Son olarak.
AKARYAKITÇI
Akaryakıt satan kimse.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKILLICA
Akla yakın, doğru, makul. (akıllı'ca) Akla yakın, doğru bir biçimde, akıllıcasına, akilane.
ALAÇAM
Rengi kızıla yakın bir tür çam (Picea excelsa). Samsun iline bağlı ilçelerden biri.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
AKGÜNLÜK
Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AHMAKÇA
Biraz ahmak. (ahma'kça) Ahmağa yakışır bir biçimde, aptalca, angutça.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.