Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vı" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇINGIRLAVI, BOHSURSAVI, BULGURTAVI, PAŞAPİLAVI
YILANKAVI, ARTIKLAVI, TEHENNAVI
DÜNEKAVI, KÖPİLAVI, CARATAVI
ŞELLAVI, TAVTAVI, PAKLAVI, KUMSAVI, UCARAVI, UÇARAVI, HİNDAVI, APULAVI, AYAKAVI, BAKLAVI, CAKKAVI
SALAVI, YILAVI, TETAVI, TATAVI, TADAVI, CIDAVI, SAKAVI, PATAVI, CITAVI, OKLAVI, GIRAVI, DİLAVI, HORAVI, OHLAVI
ELAVI, YALVI
SAVI, MAVI, ÇAVI, DAVI, TAVI, KAVI, HAVI, YAVI, SIVI, CIVI
AVI
VI
VI
Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.
TEHENNAVI
Çok tatlı bir çeşit üzüm.
PAŞAPİLAVI
Soğanla pişirilmiş yumurta yemeği.
TAVTAVI
Aptal, budala.
PAKLAVI
Baklava.
UCARAVI
Uçan kuşa silah atılarak yapılan av.
BOHSURSAVI
Boksör gibi.
KÖPİLAVI
Köy pilavı.
DÜNEKAVI
Bir yere gizlenmek suretiyle yapılan av. (Yakaköy Gelendost Isparta).
ŞELLAVI
Eliaçık.
ÇINGIRLAVI
Çocuk oyuncağı.
KUMSAVI
Kuma benzer bir çeşit toprak.
YILANKAVI
Yılanın soyulmuş derisi.
ARTIKLAVI
Fazla.
CARATAVI
Şubat ve mart aylarında yapılan ekim. (Körküler Yalvaç Isparta).
BULGURTAVI
Tarlanın, tohum ekilebilecek hali.
Bu bölümde tanımı içerisinde VI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ALKOLÖLÇER
Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
AKINTI
Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
AKARYAKIT
Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.
AKIŞKAN
Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
AKAR
Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
AKMAK
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AMPUL
İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.
ALABİLDİĞİNE
Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ANGLOSAKSON
V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
AKLIK
Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.
ALTI
Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.