Sonu VI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ÇINGIRLAVI, BOHSURSAVI, BULGURTAVI, PAŞAPİLAVI

9 harfli kelimeler

YILANKAVI, ARTIKLAVI, TEHENNAVI

8 harfli kelimeler

DÜNEKAVI, KÖPİLAVI, CARATAVI

7 harfli kelimeler

ŞELLAVI, TAVTAVI, PAKLAVI, KUMSAVI, UCARAVI, UÇARAVI, HİNDAVI, APULAVI, AYAKAVI, BAKLAVI, CAKKAVI

6 harfli kelimeler

SALAVI, YILAVI, TETAVI, TATAVI, TADAVI, CIDAVI, SAKAVI, PATAVI, CITAVI, OKLAVI, GIRAVI, DİLAVI, HORAVI, OHLAVI

5 harfli kelimeler

ELAVI, YALVI

4 harfli kelimeler

SAVI, MAVI, ÇAVI, DAVI, TAVI, KAVI, HAVI, YAVI, SIVI, CIVI

3 harfli kelimeler

AVI

2 harfli kelimeler

VI

Bazı kelimelerin anlamları

VI

Üzüntü, şaşma bildiren ünlem.

TEHENNAVI

Çok tatlı bir çeşit üzüm.

PAŞAPİLAVI

Soğanla pişirilmiş yumurta yemeği.

TAVTAVI

Aptal, budala.

PAKLAVI

Baklava.

UCARAVI

Uçan kuşa silah atılarak yapılan av.

BOHSURSAVI

Boksör gibi.

KÖPİLAVI

Köy pilavı.

DÜNEKAVI

Bir yere gizlenmek suretiyle yapılan av. (Yakaköy Gelendost Isparta).

ŞELLAVI

Eliaçık.

ÇINGIRLAVI

Çocuk oyuncağı.

KUMSAVI

Kuma benzer bir çeşit toprak.

YILANKAVI

Yılanın soyulmuş derisi.

ARTIKLAVI

Fazla.

CARATAVI

Şubat ve mart aylarında yapılan ekim. (Körküler Yalvaç Isparta).

BULGURTAVI

Tarlanın, tohum ekilebilecek hali.

  -   -   -  

Anlamında VI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKITMA

Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.

ALKOLÖLÇER

Sıvılardaki alkol oranını ölçmeye yarayan cihaz, alkolmetre. İçilen alkol miktarını ölçmeye yarayan araç, alkolmetre.

ALKOL

Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AKYUVAR

Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

APORT

Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.

ANAKONDA

Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).

ALBÜMİN

Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AMPUL

İçinde, elektrik akımı ile akkor durumuna gelerek ışık verebilen bir iletkeni bulunan, havası boşaltılmış cam şişe. İçinde sıvı durumda ilaç bulunan, kapalı cam tüp.

ALABİLDİĞİNE

Sınırsız, uçsuz bucaksız bir biçimde. Olanca hızı ile. Aşırı derecede, gereğinden çok, gırla, sıvırya.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

ANGLOSAKSON

V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.

ALDEHİT

Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.

AKLIK

Ak olma durumu. Kadınların makyaj için yüzlerine sürdükleri beyaz bir sıvı, düzgün.

ALTI

Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık.