Kelimeler arşivi içinde; başında "verem" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. verem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu verem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde verem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VEREM
Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz. Bu hastalığa tutulmuş, veremli.
VEREMLİ
Vereme tutulmuş, müteverrim.
Bu bölümde tanımı içerisinde VEREM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YILANCIK
Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük. Kemik veremi.
TÜBERKÜLOZ
Verem.
AKİM
Kısır, verimsiz, döl veremeyen. Sonuçsuz, başarısız. Hâkim.
İLZAM
Cevap veremez duruma getirme, susturma. Herhangi bir iş yerinin gelirlerini toplama işini üzerine alma.
KOYULAŞTIRMA
Koyulaştırmak işi. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir film parçasının kimyasal işlemlerle güçlendirilmesi işi.
MÜTEVERRİM
Veremli.
AYIĞ
Verem.
ÇENTELEMEK
Yontmak. Pazarlık etmek: Bu işi çok çenteledin ha. Daha ucuza veremem.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
TÜBERKÜLİN
Veremin tanı ve tedavisinde yararlanılan, verem mikrobu kültüründen elde edilen bir sıvı.
STREPTOMİSİN
Verem basili, şarbon, difteri, veba, menenjit, zatürre vb. hastalıklara sebep olan mikroplara karşı kullanılan bir antibiyotik.
BURUNÇ
Ağaç veremi.
SANATORYUM
Özellikle veremli hastaların iyileştirilmesi için kurulmuş sağlık kuruluşu.
ANIHLAMAK
Tereddüt etmek, karar verememek.
HAPTETMEK
Karşısındakini susturmak, cevap veremez durumunda bırakmak.
TEVERRÜM
Verem olma.
VURGUN
Kolayca ve haksız ele geçen kazanç. Birine veya bir şeye vurulmuş, bağlanmış, sevmiş olan, sevdalı, âşık, meftun. Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm. Silahla yaralanmış olan. Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar.
PREVANTORYUM
Vücutlarına verem mikrobu girmesine rağmen henüz hastalığa yakalanmamış zayıf kimselerin, vereme yakalanmasını önlemek amacıyla bakıldıkları sağlık kurumu.
AKARCA
Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.
BEREM
Verem. Solgun yüzlü.