Sonu VAYA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vaya" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vaya ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında vaya olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vaya olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VAYA

Yararsız.

SEVAYA

Telli gelinlik kumaşı.

BEDAVAYA

Bedavadan.

NEVAYA

Öyle değil mi?.

AYAVAYA

Aptal, vurdum duymaz.

  -   -   -  

Anlamında VAYA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BERHAVA

Havaya atılmış, uçurulmuş. Yararsız, boş.

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

CIVADRA

Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.

BALTRAP

Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ÇELİK

Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, birleşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı, polat. Bir ağacı aşılamak amacıyla hazırlanmış dal. Bu alaşımdan yapılmış. Gemilerde, üzerine halat veya ip geçirip tutturmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılmış kısa değnek. Çocukların çelik çomak oyununda ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları iki tarafı sivri, kısa değnek. Kısa kesilmiş dal. Kök salması için yere dikilen dal. Zayıf fakat güçlü (vücut).

FLİT

Sinek, sivrisinek vb. böcekleri öldürmek için püskürtülen ilaç. Bu ilacı havaya püskürten araç.

DİNAMİTLEMEK

Dinamitle havaya uçurmak. Bir girişimi, bir kuruluşu engelleyici, yıkıcı davranışta bulunmak.

KILÇIK

Balıkların eti arasında bulunan diken gibi ince ve küçük kemik. Alttaki güreşçinin, kuyruk sokumunu hızla ve birdenbire havaya kaldırarak sırtına abanmış olan güreşçinin dengesini bozup onu ön veya yan tarafına aşırıp atması. Fasulye, bakla vb. sebzelerin yeşil kabuğunda ve ekin başaklarında bulunan sert ve kıl gibi uzun lif.

İSTOP

Ebenin topu havaya atması, diğerlerinin kaçışması ve ebe tarafından diğer oyuncuların topla vurulması biçiminde oynanan bir oyun.

BEDAVADAN

Bedava olarak, cabadan, bedava, bedavasına, bedavaya.

ANKASTRE

Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).

DİNAMİTLENMEK

Dinamitle havaya uçurulmak. Engellenmek.

KADI

Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

BURJUVACA

Burjuva gibi, burjuvaya yakışan. (burjuva'ca) Burjuvaya yakışan bir biçimde.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

HOPLATMAK

Hoplamasını sağlamak. Çocuğu koltuklarından tutup hafifçe havaya fırlatarak eğlendirmek.

HOPLAMAK

Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.

HAVALANDIRMAK

Kapalı bir yerin pencere ve kapılarını açarak havalanmasını sağlamak. Havaya kaldırmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük