İçinde VAZO geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vazo" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vazo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vazo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vazo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

VAZOKONSTRİKSİYON

15 harfli kelimeler

VAZOKONSTRİKTÖR, VAZORELAKSASYON

14 harfli kelimeler

VAZODİLATASYON, VAZOHİPERTONİK

13 harfli kelimeler

VAZODEPRESYON, VAZOHİPOTONİK

12 harfli kelimeler

VAZODEPRESÖR, VAZONÖROPATİ

11 harfli kelimeler

VAZODİLATÖR, VAZOPAREZİS, VAZOPRESSİN

10 harfli kelimeler

VAZOLUNMAK

9 harfli kelimeler

VAZOVAGAL, VAZOTOSİN, VAZOSPAZM, VAZOMOTOR, VAZOAKTİF, VAZOLUNMA

8 harfli kelimeler

VAZOPATİ, VAZOTOMİ

4 harfli kelimeler

VAZO

Bazı kelimelerin anlamları

VAZO

Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap.

VAZOLUNMAK

Konulmak.

VAZOPRESSİN

Antidiüretik hormon.

VAZOKONSTRİKSİYON

Kan damarı iç çapının daralması.

VAZODİLATÖR

Kan damarlarının genişlemesine sebep olan maddeler.

VAZOPAREZİS

Vazomotor sinir felci.

VAZODEPRESYON

Kan basıncında düşme, kollaps.

VAZOVAGAL

Damarlara ve vagus sinirine ait olan.

VAZODEPRESÖR

Kan basıncını düşüren veya damar iç boşluğunu genişleten.

VAZOHİPOTONİK

Kan damarları gerginliğinin azalması.

VAZOHİPERTONİK

Kan damarları gerginliğinin artması.

VAZONÖROPATİ

Sinir ve damar hastalığı.

VAZOTOSİN

Kuşlar, sürüngenler ve iki yaşamlılarda, hipofizin posteriyor lobundan salgılanan, memelilerdeki vazopressinin yapı ve işlevine sahip, on amino asitten oluşmuş, halkasal bir peptit hormon.

VAZORELAKSASYON

Damar basıncının azalması.

VAZODİLATASYON

Kan damarlarının genişlemesi.

VAZOKONSTRİKTÖR

Kan damarlarının kasılmasına sebep olan, kan damarlarının duvarlarındaki düz kasın kasılmasını sağlayan maddeler.

  -   -   -  

Anlamında VAZO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAZO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YİV

Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı. Bir sütun gövdesinin veya bir vazo karnının çevresine eşit aralıklarla paralel veya sarmal olarak uzunlamasına açılan oyuk. Ek çizgisi. Bir dişli çarkta veya bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm. Saçta ayırma yeri.

FAĞFUR

Çin imparatorlarına verilen unvan. Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya.

MONTÜR

Çeşitli takılarda taşın yerleştirildiği çerçeve. Vazo, duvar saati, ayna ve benzerleri eşyayı korumak veya kullanışını kolaylaştırmak için yapılan metal, bronz, gümüş çerçeve veya örgü.

OPALİN

Opali andıran camdan yapılmış vazo, kupa vb.

KARSİNOİD

Sindirim kanalının endokrin hücrelerini oluşturan enterokromafin hücrelerinden köken alan, dev hücresi ve amiloid içerebilen, özellikle yaşlı köpeklerde görülen ve vazoaktif amin salgılayan potansiyel olarak kötücül tümör, arjentafinom, arjentafin tümör.

NÖROHİPOFİZ

Hipotalamustan gelen sinir uçlarını kapsayan, vazopressin ve oksitosin hormonlarını salgılayan, nöral lop ile nöral saptan oluşmuş hipofiz bezinin art lobu. Hipofiz arka lobu.

TERLİPRESİN

Vazopresin analoğu olan ve kanama durdurmak için kullanılan bir ilaç.

KOLLAPS

Çevresel damarların genişleyip burada kanın toplanmasıyla oluşan ağır bir çöküntü tablosu, vücutta bütün kuvvetlerin birdenbire kesilmesi. Normal tonusun kaybedilmesi sonucu büzüşmesi, küçülmesi, sönmesi veya çökmesi. Vazodepresyon.

KAPSAİSİN

Kimyasal olarak trans-8-mehyl-N-vanillyn-6-noneamide yapısında, suda çözünmeyen, vazodilatasyonu azaltan, nozireseptörleri doğrudan uyararak ağrı duyarlılığını artıran, sindirim salgı bezlerini uyararak yem tüketimini artıran ve en fazla acı biberde bulunan alkoloit yapısında bir bileşik. Kapsaisinin tekrarlanan dozlarda alınması durumunda duyarsızlaşmaya ve yerel olarak uygulandığında irritasyon ile gözyaşı akıntısına neden olduğu ayrıca, afferent sinir uçlarından taşikininlerin salıverilmesini de artırarak trakeobronşiyal düz kasların kasılmasını sağladığı bildirilmiştir.

EPİFİZ

Omurgalılarda, birinci beyin karıncığından uzamış ve endokrin faaliyeti olan, vazotosin ve üreme olaylarını kontrol altında tutan melâtonin salgılayan bir bez. Pineal bez. Uzun kemiklerin uç bölgesi. 3.Parapineal organ. Beynin tabanında bulunan bir iç salgı bezi, pineal bez. Uzun kemiklerin gövde kısmıyla birleşen şişkin iki ucu. Bir iç-salgı çalışması olduğu sanılan, ara-beynin dorsalinde yerleşmiş bir bez. Uzun kemiklerin uç parçalarına verilen özel bir ad.

NÖROFİZİN

Nörohipofiz hormonlarına kovalent olmayan bağlarla bağlanarak onları taşıyan büyük protein molekülleri. Bağlanmış halleriyle nörohipofizde depolanarak uyartı geldiğinde salgılanırlar. Hipotalamusta sentez edilip hipofiz arka lobunda depolanan vazopressin ve oksitosin hormonlarının hipotalamustan hipofiz arka lobuna taşınmalarını sağlayan protein.

BİBLO

Çeşitli maddelerden yapılmış olan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası.

VAZOLUNMA

Vazolunmak işi.

PİTÜİTRİN

Hipofiz bezinin, nöral lobundan salgılanan oksitosin ve vazopressin hormonlarına verilen eski bir isim.

SERAMİK

Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılmış olan vazo, çanak, çömlek vb. nesne. Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselenden yapılan.

LALELİK

Osmanlı seramik ve cam sanatının güzel örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

İSKEMLE

Arkalıksız sandalye. Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.

HİPOFİZ

Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidale'deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.

TROMBOKSAN

Araşidonik asitten sentezlenen, vazokonstrüksiyona ve kan pıhtılaşması esnasında kan pulcuklarının bir araya toplanmasına yol açan yerel düzenleyici bileşikler.