Kelimeler arşivi içinde; başında "vaka" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. vaka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vaka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vaka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VAKANÜVİSLİK
VAKARSIZLIK
VAKAYİNAME
VAKANÜVİS
VAKARSIZ
VAKARLI
VAKAKA
VAKAR, VAKAT
VAKA
VAKA
Olay, hadise.
VAKARLI
Ağırbaşlı.
VAKAYİNAME
Günü gününe yazılmış olayları içine alan eser, kronik.
VAKANÜVİS
Osmanlı Devleti'nde zamanın olaylarını tespit etmek ve yazmakla görevli devlet tarihçisi.
VAKAR
Ağırbaşlılık.
VAKARSIZ
Ağırbaşlı olmayan, onursuz.
VAKARSIZLIK
Vakarsız olma durumu.
VAKANÜVİSLİK
Vakanüvisin görevi. Osmanlılarda XVII. yüzyıl sonlarından beri bir devlet memurluğu olan resmi tarihçilik.
VAKAT
Fakat.
VAKAKA
Kurbağa.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
OLAY
Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.
YILDALIK
Olayları, aralarındaki bağlantılardan bahsetmeksizin, yalın bir şekilde ve tarih sırasiyle kaydetmekle yetinen eser. (YILDALIKÇI, Vakanüvis, Annaliste).
VAKKE
Vaka.
İNSİDENS
Epidemiyolojide, belirli bir zamanda yeni hastalık vakalarının sayısı, prevalansın aksine bir oran ölçüsü. Belirli bir popülasyonda hastalık vakalarının görülme sıklığı.
DÖLEKLİK
Temkin, temkinli hareket, vakar, itaat.
KAVA
Çayırın bol olduğu yer, çayırlık. Ucu sert ve sivri dikensi bir çeşit çayır otu. Kavga. Polinezya adalarında yetişen, piperacea bitkisinin kurutulmuş rizomu. İdrar söktürücü ve sakinleştirici olarak kullanılır. Kavakava.
KRONİK
Süreğen. Uzun süredir bir çözüm getirilmemiş. Olayların birbiri ardınca sıra ile yazıldığı tarih, vakayiname.
KARBOKAİN
Mepivakain.
ŞELEFE
Şen şakrak. Yaramaz. Yaramaz, şımarık çocuk. Temkinsiz, vakarsız, hafif meşrep, tezcanlı.
ŞEHNAMECİ
Şehname yazarı. Osmanlılarda vakanüvisliğin kuruluşundan önce devletin resmî tarih yazarı.
SARKOKİSTOZİS
Sarcocystis cinsi protozoonların neden olduğu, insanlarda genellikle belirtisiz, belirtilerle seyreden vakalarda ise miyozitisin veya miyokarditisin eşlik ettiği, kas kistlerinin ve bağırsak lezyonlarının görüldüğü, insanlara genellikle sporokistlerle kontamine etlerin çiğ veya az pişmiş olarak yemesi suretiyle veya enfekte hayvan dışkısında bulunan sporokistleri ağız yoluyla almak suretiyle bulaşan, sığır ve diğer hayvanlarda ağır enfeksiyonlarda iştahsızlık, zayıflama, sinirlilik, ateş, topallık, hipersalivasyon, anemi ve yavru atma gibi semptomların görüldüğü hastalık, sarkosporidiyozis.
MUVAKKAR
Ağırbaşlı, vakarlı. Ağırlanmış, saygı gösterilmiş.
TOROVİRÜSLER
Tek iplikli ve pozitif anlamlı RNA genom yapısına sahip, zarflı ve 35x170 nm çapında virüslerin oluşturduğu, genellikle ishal vakalarında izole edilen ve Koronavirüslere benzerlik gösteren bir virüs ailesi, Toroviridae.
AĞIRBAŞLILIK
Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.
VAĞĞAYI
Vakayı, olayı.
REZİN
Vakarlı, temkinli, ağır, ağırbaşlı. Sağlam.
MEKİN
Vakarlı, temkinli, güç sahibi kimse. Oturan, yerleşen.