Kelimeler arşivi içinde; başında "vahi" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. vahi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu vahi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde vahi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
VAHİMLEŞMEK
VAHİMLEŞME
VAHİMLİK, VAHİTTİN
VAHİLİK, VAHİTLU
VAHİBE, VAHİDE
VAHİB, VAHİM, VAHİP, VAHİT, VAHİY
VAHİ
VAHİ
Boş, saçma.
VAHİMLİK
Vahim olma durumu.
VAHİT
Bir, tek.
VAHİLİK
Vahi olma durumu.
VAHİMLEŞMEK
Vahim duruma gelmek.
VAHİB
bağışlayan. -e rücû' şartı: bağışlayana dönme anlaşması.
VAHİMLEŞME
Vahimleşmek durumu.
VAHİTLU
Vakitli.
VAHİP
Hibe eden, bağışlayan.
VAHİY
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi. Bu biçimde bildirilen buyruk.
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli.
VAHİTTİN
Dinin tekliği, tek din.
VAHİDE
Tek, bir, yalnız.
VAHİBE
Bağışlayan, bağışlayıcı.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAHİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VAHYOLUNMAK
Vahiy gelmek.
GÖRÜNÜM
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
GÖRÜNÜŞ
Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
TANRICILIK
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanma, teizm.
KUYUMCU
Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.
FATAL
Ölüme yol açan, ölümle sonuçlanan, öldürücü. Ölümcül, ölümle sonuçlanan, öldürücü. Vahim.
KUYUMCULUK
Kuyumcunun işi ve zanaatı, mücevhercilik, cevahircilik.
CEBRAİL
Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen dört büyük melekten biri.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
CEVAHİ
Cevahir.
VAHAMETLİ
Vahim.
TANRICI
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanan, teist.