Kelimeler arşivinde; içinde "vahi" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vahi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu vahi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vahi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CEVAHİRCİLİK
VAHİMLEŞMEK
VAHİMLEŞME, ABDÜLVAHİT
CEVAHİRCİ
VAHİTTİN, VAHİMLİK
ZEVAHİR, SEVAHİL, VAHİTLU, VAHİLİK, ŞEVAHİT, CEVAHİR
CEVAHİ, SEVAHİ, VAHİBE, VAHİDE
VAHİY, VAHİT, VAHİB, VAHİM, VAHİP
VAHİ
VAHİ
Boş, saçma.
VAHİMLEŞMEK
Vahim duruma gelmek.
ZEVAHİR
Görünüm.
VAHİTLU
Vakitli.
VAHİMLEŞME
Vahimleşmek durumu.
SEVAHİ
Üçetek yapılan çizgili bir çeşit ipek.
CEVAHİRCİLİK
Kuyumculuk.
CEVAHİ
Cevahir.
CEVAHİRCİ
Kuyumcu.
VAHİMLİK
Vahim olma durumu.
CEVAHİR
Elmas, yakut vb. değerli taşlar, mücevher.
SEVAHİL
Sıcak yerler.
ŞEVAHİT
Şahitler, tanıklar.
VAHİTTİN
Dinin tekliği, tek din.
VAHİLİK
Vahi olma durumu.
ABDÜLVAHİT
Tek ve eşsiz olan Tanrı'nın kulu.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAHİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİDDİ
Şaka olmayan, gerçek. Güvenilir bir biçimde. Önem vererek, gerçek olarak. Ağırbaşlı. Eğlendirme amacı gütmeyen. Güvenilir, sağlam, önemli. Gülmeyen. Tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. Titizlik gösterilen, önem verilen.
TANRICILIK
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanma, teizm.
VAHYOLUNMAK
Vahiy gelmek.
KUYUMCULUK
Kuyumcunun işi ve zanaatı, mücevhercilik, cevahircilik.
KUYUMCU
Değerli metal ve taşlardan bilezik, küpe vb. süs eşyası yapan veya satan kimse, sarraf, mücevherci, cevahirci.
GÖRÜNÜM
Bir şeyin dıştan bakıldığında görünen biçimi, görünme durumu, görünüş, manzara, zevahir, vizyon.
TANRICI
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanan, teist.
CEBRAİL
Allah tarafından peygamberlere vahiy getirmekle görevlendirilen dört büyük melekten biri.
GÖRÜNÜŞ
Görünme işi. Bulunulan bir yerden görülebilen alan, görünüm, manzara. Gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı şey. Fiillerin belirttiği oluşların süresi, gelişmesi ve bitmesiyle ilgili bütün biçimleri kapsayan dil bilgisi kategorisi. Gerçeğe uymayan dış görüntü, zevahir.
BİRİM
Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.
FATAL
Ölüme yol açan, ölümle sonuçlanan, öldürücü. Ölümcül, ölümle sonuçlanan, öldürücü. Vahim.
VAHAMETLİ
Vahim.