Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vagon" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vagon ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vagon olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vagon olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VAGON
VAGON
Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı.
Bu bölümde tanımı içerisinde VAGON geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TREN
Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.
TAMPON
Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.
YATAKLI
Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen. İçinde aktığı yer derin olan. Yataklı vagon.
RÖMORH
Fransızca kökenli remorque: römork; traktörlere çektirilen vagon; yük arabası.
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.
TENDER
Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon.
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.
RAMPA
Bir arazinin, bir kara yolunun, bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. Bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması. Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç. Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek.
HARAVA
Araba. Yolcu trenlerindeki eşya vagonu. Sahipsiz ev, arsa, harabe vb.
PULMAN
Yatar koltuk. Trenin yatabilen koltukları olan vagonu.
ŞARYO
Bir aletin veya aracın hareketli parçası. Bir eğik düzlem boyunca arabaların taşınmasını sağlayan küçük vagon. Yazı makinesinin kâğıt takılan, tuşlara vuruldukça ilerleyen bölümü. Bazı avcı uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeni.
KONDÜKTÖR
Yolcu trenlerinde biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli.
FURGON
Yolcu katarlarına eklenen yük vagonu.
GARDIFREN
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.
FÜNİKÜLER
Çekmeli vagon.
KOMPARTIMAN
Yolcu trenlerinde vagonların bölmelerle ayrılmış bölümlerinden her biri.
LOKOMOTİF
Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu veya sıkıştırılmış havalı makine.
TİRKEMEK
1.Arka arkaya sıralamak (vagon, deve ve benzerleri şeyler için). 2.Çok dolmak : Değirmen tirkenmiş. 3.Germek. Sıçrayıp koşmak, atılmak. Arka arkaya bağlamak. Dizmek, sıralamak.
TİRKİLEMEK
Arka arkaya sıralamak (vagon, deve ve benzerleri şeyler için).