İçinde VAGON geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "vagon" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde vagon bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu vagon ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında vagon olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

VAGON

Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı.

TÜTÜNVAGONU

Tütün yapraklarını kurutma yeri. (Yaykıl Gerze Sinop).

VAGONET

Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon.

  -   -   -  

Anlamında VAGON bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde VAGON geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GARDIFREN

Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.

TİRKİLEMEK

Arka arkaya sıralamak (vagon, deve ve benzerleri şeyler için).

FURGON

Yolcu katarlarına eklenen yük vagonu.

HARAVA

Araba. Yolcu trenlerindeki eşya vagonu. Sahipsiz ev, arsa, harabe vb.

TREN

Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.

TENDER

Lokomotifin arkasına bağlanan, gerekli yakıtı, suyu taşıyan vagon.

ŞARYO

Bir aletin veya aracın hareketli parçası. Bir eğik düzlem boyunca arabaların taşınmasını sağlayan küçük vagon. Yazı makinesinin kâğıt takılan, tuşlara vuruldukça ilerleyen bölümü. Bazı avcı uçaklarının kalkışını sağlayan fırlatma düzeni.

KOMPARTIMAN

Yolcu trenlerinde vagonların bölmelerle ayrılmış bölümlerinden her biri.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

FÜNİKÜLER

Çekmeli vagon.

KONDÜKTÖR

Yolcu trenlerinde biletleri denetleyen ve vagon işlerine bakan görevli.

TİRKEMEK

1.Arka arkaya sıralamak (vagon, deve ve benzerleri şeyler için). 2.Çok dolmak : Değirmen tirkenmiş. 3.Germek. Sıçrayıp koşmak, atılmak. Arka arkaya bağlamak. Dizmek, sıralamak.

TAMPON

Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.

PULMAN

Yatar koltuk. Trenin yatabilen koltukları olan vagonu.

RÖMORH

Fransızca kökenli remorque: römork; traktörlere çektirilen vagon; yük arabası.

RAMPA

Bir arazinin, bir kara yolunun, bir demir yolu hattının yatay doğrultuya göre yokuş olan bölümü. Bir geminin bir başka gemiye, dubaya, iskeleye veya sala değecek biçimde yanaşması. Özellikle istasyonlarda, vagonlara eşya yüklemek veya boşaltmak için yapılan, ambarın önünde bulunan set. İki ağacı veya takozları birbirine kenetlemek için kullanılan, uçları eğriltilmiş ve sivriltilmiş demir çubuk. Bir vagonu raya sokmak veya raydan çıkarmak için kullanılan araç. Füzelerin havaya fırlatılmak için üstüne yerleştirildikleri eğik destek.

YATAKLI

Herhangi bir sayıda yatağı olan, yatak alabilen. İçinde aktığı yer derin olan. Yataklı vagon.

LOKOMOTİF

Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu veya sıkıştırılmış havalı makine.