Sonu URK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "urk" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu urk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında urk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde urk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

4 harfli kelimeler

GURK, CURK, KURK, MURK

3 harfli kelimeler

URK

Bazı kelimelerin anlamları

URK

Ön: Kitabını aç urkuna da çalış!.

CURK

Kuluçka olan tavuk.

MURK

Çorbanın içinde ezilmeden kalmış hamur parçacıkları.

GURK

Kuluçka. Erkek hindi.

KURK

Kuluçka. Kuluçka tavuk. Civciv: Bizim tavuğun kurku ölüyor.

  -   -   -  

Anlamında URK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde URK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALATURKALAŞMAK

Alaturka olmak.

BURKMAK

Bir şeyi burar gibi ekseni etrafında döndürmek. Burkulmak. Bazı yiyecekler, ağza kekre tat vermek.

ALATURKALAŞTIRMAK

Alaturkalaşmasını sağlamak.

ALATURKACILIK

Alaturkacı olma durumu.

BLOK

Kocaman ve ağır kitle. İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap. Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu. Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde. Yapı adası. Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.

ALAFRANGA

Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa kültürüne özgü olan. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

BURKMA

Burkmak işi.

BURKULMA

Burkulmak işi.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

ARKA

Bir şeyin temel tutulan yüzünün tam ters yanı, ön karşıtı. Bir şeyin sırt durumunda olan yüzeyi. Otururken sırtın dayandığı yer. Geri kalan bölüm. Geçmiş, geride kalmış zaman. Kayıran, destekleyen. İnsanın vücudu, bedeni. Art, peş. Arkada olan, arkada bulunan.

BERTİLMEK

İncinmek, burkulmak. Berelenmek, yaralanmak. Morarmak, çürümek.

BERTİK

Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.

ALATURKALAŞMA

Alaturkalaşmak durumu.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

ALATURKALAŞTIRMA

Alaturkalaştırmak işi.

ALATURKALIK

Alaturka olma durumu.

ALATURKACI

Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.

BLASTULA

Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, morula.

ALATURKA

Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

BENDİR

Alaturka müzikte vurmalı çalgı aleti.