Kelimeler arşivi içinde; sonunda "unca" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu unca ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında unca olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde unca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
VARDUĞUNCA
OLDUĞUNCA
COŞKUNCA, DOLGUNCA, MECNUNCA, MEMNUNCA, MAHZUNCA, URUMUNCA, KORKUNCA, BULKUNCA
UĞRUNCA, SAVUNCA, SONUNCA, SORUNCA, SUYUNCA, YOĞUNCA, ÜŞBUNCA, BOYUNCA, MELUNCA, ERTUNCA, ÇOĞUNCA, BURUNCA, AYTUNCA, OLGUNCA, DOKUNCA
UZUNCA, UMUNCA, URUNCA
UNCA
Onca, o denli.
SAVUNCA
Bir kişiye ya da duruma kusur kondurulmasına karşı o kişiyi ya da durumu savunan yapıt. Bir şeye veya bir kimseye kondurmak istenilen bir kusurdan dolayı onu savunarak yükseltme (SAVUNCALI, Apologétique ou apologique; SAVUNCAR, Apologiste). Savlamak: iddia etmek anlamınadır. Bir şeye ya da bir kimseye kusur kondurulmasma karşı o şeyi ya da kişiyi savunmak. Bir yapıtta savunulan ve sonuca varılıp elde edilen, çoğu kez bir yargı olarak beliren düşün, bir kuramı, bir tutumu, bir görüşü kanıtlamak amacını günden sav. Ör.: Savuncalı roman.
KORKUNCA
Korkulacak, korkunç.
SONUNCA
Arkasından.
UĞRUNCA
Gizlice. Sivas kenti, Akıncılar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SORUNCA
Sorgu. Sual, sorgu.
SUYUNCA
Ardından, izinden, peşi sıra. Keyfine göre, arzusu gibi, isteğine uygun.
COŞKUNCA
Coşkun. (coşku'nca) Coşkun bir biçimde.
DOLGUNCA
Biraz şişman. Fazlaca, çokça, bol.
MAHZUNCA
Mahzun bir biçimde, üzüntüyle, mahzunane.
URUMUNCA
Hizasınca.
BULKUNCA
Olmaktansa.
VARDUĞUNCA
Olanca, ile, bütün ile.
MECNUNCA
Çılgın bir biçimde, delice, deli gibi, mecnuncasına, mecnunane.
OLDUĞUNCA
Bâki kaldıkça, durdukça.
MEMNUNCA
Memnun gibi, az çok memnun. Memnun bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde UNCA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALIKÇIN
Perde ayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş cinsi, deniz kırlangıcı (Sterna hirundo).
ÇINGIRAK
Küçük çan. İçindeki tanelerin hareketiyle ses çıkaran metal nesne, çıngırdak. Çocuk oyuncağı olarak kullanılan saplı bir çıngırak türü.
CİVCİVLİK
Sekiz on haftalık oluncaya kadar civcivlerin bakımına ayrılan kümes.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
BEBEK
Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
ÇAKILDAK
Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.
COŞKUNLUK
Coşkunca yapılmış olan iş, cuşiş, cuşuhuruş.
ÇİLEKEŞ
Hayatı boyunca birçok sıkıntı ve üzüntü çekmiş (kimse).
AKARSU
Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.
ÇIKRIK
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
BÖLÜTLENME
Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi.
AŞOZ
Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.
ANIT
Önemli bir olayın veya büyük bir kişinin gelecek kuşaklarca tarih boyunca anılması için yapılan, göze çarpacak büyüklükte, sembol niteliğinde yapı, abide. Önemi ve değeri çok olan eser veya kişi.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
DALAK
Midenin arkasında, diyaframın altında, sol böbreğin üstünde, yassı, uzunca, akyuvar üreten ve yıpranmış alyuvarları toplayan, damarlı, gevşek bir dokudan oluşmuş organ. Omurgalı hayvanlarda lenf bezine benzeyen ve kan damarları çok olan bir organ. Tekerlek biçimindeki kaşar peyniri. Bal peteği.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
ÇEMBER
Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.
BONMARŞE
İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.
BEKLEMEK
Bir iş oluncaya, biri gelinceye değin bir yerde kalmak, durmak. Karşılaşma ihtimali bulunmak. Süre tanımak, acele etmemek. Bir şeyi, bir kimseyi gözetmek, korumak, muhafaza etmek. Oyalanmak. Aramak, istemek. Ummak.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.