Sonu UNCU ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uncu" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uncu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uncu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uncu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

LAHMACUNCU

9 harfli kelimeler

BAŞOYUNCU, DOKUZUNCU

8 harfli kelimeler

VURGUNCU, SALGUNCU, KUZGUNCU, SOYGUNCU, OTUZUNCU, BOZGUNCU, KURŞUNCU

7 harfli kelimeler

DURUNCU, ZAGUNCU, URGUNCU, SOYUNCU, SONUNCU, SOĞUNCU, ONGUNCU, KANUNCU, KOĞUNCU, FURUNCU, EFSUNCU, ALGUNCU, AHPUNCU, AFSUNCU, TURUNCU, KAVUNCU, SABUNCU, KOYUNCU, MACUNCU

6 harfli kelimeler

OĞUNCU, OKUNCU, OYUNCU, ONUNCU, ODUNCU

5 harfli kelimeler

CUNCU, GUNCU

4 harfli kelimeler

UNCU

Bazı kelimelerin anlamları

UNCU

Un satan kimse.

SONUNCU

Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey. Sırada, önem sırasında sonda olan kimse.

LAHMACUNCU

Lahmacun yapan ve satan kimse.

URGUNCU

Yağmacı, vurguncu.

KUZGUNCU

Hoşa gitmeyen bilgileri duyuran kimse.

DURUNCU

Hele dur, kımıldama anlamında kullanılır.

DOKUZUNCU

Dokuz sayısının sıra sıfatı, sırada sekizinciden sonra gelen.

SOYGUNCU

Soygun yapan kimse.

KURŞUNCU

Kurşun satan veya işleyen kimse. Kurşun döken kimse.

OTUZUNCU

Otuz sayısının sıra sıfatı, sırada yirmi dokuzuncudan sonra gelen.

SALGUNCU

Tahsildar.

VURGUNCU

Para dalgalanmalarından yararlanarak kolay yoldan kazanç elde eden, alavereci, muhtekir, ihtikârcı, spekülatör. Yolsuz bir biçimde kazanç elde eden.

BAŞOYUNCU

Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran erkek oyuncu, başaktör. Bir filmde veya tiyatro eserinde başrolü canlandıran kadın oyuncu, başaktris, primadonna.

ZAGUNCU

İşkenceci, işkence yapan.

BOZGUNCU

Bozgunluk yaratan (kimse, güç vb.).

SOYUNCU

Soyguncu.

  -   -   -  

Anlamında UNCU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UNCU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTINTOP

Greyfurt. İki çeneklilerden, uzun dikenli ve kürecikler hâlinde çiçekleri olan bir tür kaktüs (Trollius ranunculoides).

BAŞAKTÖRLÜK

Başoyunculuk.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

ALAVERECİ

Vurguncu.

BASKI

Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.

ALTMIŞINCI

Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen.

ATEŞBAZ

Ateşle hüner gösteren oyuncu. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse.

AKTRİS

Kadın oyuncu.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

BACAKLIK

Özellikle hokey oyuncularının dizlerine taktıkları deriden yapılmış koruyucu.

ARA

İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.

ALABALIK

Alabalıkgillerden, soğuk ve duru sularda yaşayan, eti turuncu ve lezzetli bir tatlı su balığı, ala (Trutta faris).

AVLAMA

Avlamak işi. Voleybolda karşı oyuncuların boş bıraktığı ve yetişemeyeceği yere topu yavaşça indirip sayı kazanma.

AKINCI

Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.

BAŞAKTÖR

Başoyuncu (erkek).

BASKETBOLCU

Basketbol oyuncusu, basketçi.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

BASYA

Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia).

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.