ULAŞIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ulaşık" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ulaşık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ulaşık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ulaşık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ULAŞIK

Nişanlı. Süt ve yoğurttan yapılan bir çeşit peynir, ekşimik, lor. Art arda gelen, ardından yetişen. İleriden beri sürüp gelen, mütevatir, mütevali. Birbiri ardınca, arkası kesilmeksizin. Bağlılık, irtibat. Bitişik, muttasıl, merbut. Yakınlık, akrabalık.

  -   -   -  

Anlamında ULAŞIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABTASLIK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.

ÇALHANTU

Yıkanan buğdayın eleğin altında kalan kısmı, elenti. Sulandırılmış yoğurt, ayran. Bulaşık suyu.

BULAŞIM

Bulaşık bir duruma gelme olayı.

TABAKÇI

Tabak yapan veya satan kimse. Lokanta vb. yerlerde bulaşık yıkayan kimse.

BULAŞOH

Bulaşık kap. Sarkıntı kimse.

ABDESLİK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer. Banyo.

EVİYE

Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.

BULAŞIKHANE

Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm.

APDASTLIK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.

LAVABO

Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.

BULEŞTİK

Bulaşık taşı.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

TEMİZ

Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

ALAT

Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.

ÇEPEL

Kir, bulaşık, çamur, pislik. Bozuk, kapalı (hava). Ürüne karışmış yabancı madde. Çalı çırpı.

BULAŞIKÇILIK

Bulaşıkçının yaptığı iş.

BULAŞIH

Bulaşık.

APDASLIK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.

BULAŞIKLIK

Bulaşık olma durumu.

ÇAÇAN

Sığır kuyruğu tüyünden dokunan lif. Bulaşık yıkamakta kullanılan, ıslatılarak yumuşatılmış üzüm ağacı kabuğu.