İçinde ULAŞIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ulaşık" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulaşık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ulaşık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulaşık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ULAŞIK

Nişanlı. Süt ve yoğurttan yapılan bir çeşit peynir, ekşimik, lor. Art arda gelen, ardından yetişen. İleriden beri sürüp gelen, mütevatir, mütevali. Birbiri ardınca, arkası kesilmeksizin. Bağlılık, irtibat. Bitişik, muttasıl, merbut. Yakınlık, akrabalık.

BULAŞIKÇI

İşi kirli kapları yıkamak olan kimse.

BULAŞIK

Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.

BULAŞIKHANE

Kışla, okul, otel vb. yerlerde bulaşık yıkamaya ayrılan özel bölüm.

BULAŞIKLIK

Bulaşık olma durumu.

BULAŞIKÇILIK

Bulaşıkçının yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında ULAŞIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULAŞIM

Bulaşık bir duruma gelme olayı.

ÇALHANTU

Yıkanan buğdayın eleğin altında kalan kısmı, elenti. Sulandırılmış yoğurt, ayran. Bulaşık suyu.

ÇORA

Tuz. Çorba. Her türlü yemek. Çamaşır ve bulaşık yıkamakta kullanılan bir çeşit toprak. Bir tür toprak.

ÇAÇAN

Sığır kuyruğu tüyünden dokunan lif. Bulaşık yıkamakta kullanılan, ıslatılarak yumuşatılmış üzüm ağacı kabuğu.

BULAŞIH

Bulaşık.

ÇEPEL

Kir, bulaşık, çamur, pislik. Bozuk, kapalı (hava). Ürüne karışmış yabancı madde. Çalı çırpı.

BULAŞOH

Bulaşık kap. Sarkıntı kimse.

ÇALPAŞUH

Bulaşık, karışık.

ÇEPİR

Çamur, pislik, bulaşık, kir. Engebeli arazi. Su kuyusu.

EVİYE

Mutfakta musluk altında bulaşık yıkamaya yarayan tekne.

ALAT

Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.

BULEŞTİK

Bulaşık taşı.

APDASTLIK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.

DAMLALIK

Bir sıvıyı damla damla akıtmak için bir ucuna kauçuktan yapılmış başlık geçirilmiş, öbür ucu sivri, cam veya plastikten araç. Bir yapıda çörtenleri ve dam oluklarını taşıyan yan duvar. Bulaşık teknesinin yanına konulan ve yıkanmış kap kacağın sularını tekneye akıtan oluklu bölüm.

APDASLIK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.

ABTASLIK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer.

LAVABO

Üzerinde su muslukları bulunan, porselen, emaye, sac vb.nden yapılmış, el, yüz, bulaşık yıkamaya yarar, çukur yer veya eşya. Lokanta, gar vb. yerlerde bu düzenin bulunduğu yer. Tuvalet.

TABAKÇI

Tabak yapan veya satan kimse. Lokanta vb. yerlerde bulaşık yıkayan kimse.

TEMİZ

Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

ABDESLİK

Evlerde el, yüz ve bulaşık yıkanan yer. Banyo.