Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ulaşma" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ulaşma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ulaşma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ulaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GECEKONDULAŞMA
ÇOCUKSULAŞMA, TURUNCULAŞMA, RANDEVULAŞMA
DOĞULULAŞMA, TUTUCULAŞMA
TORTULAŞMA, TUTKULAŞMA, TURŞULAŞMA, TONLULAŞMA, MEŞRULAŞMA
TABULAŞMA, SULULAŞMA, KUZULAŞMA, KURULAŞMA, KAMULAŞMA, UYDULAŞMA, BOZULAŞMA, KOYULAŞMA, DURULAŞMA, BUĞULAŞMA
ULULAŞMA
BULAŞMA
ULAŞMA
ULAŞMA
Ulaşmak işi.
TONLULAŞMA
Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi.
DOĞULULAŞMA
Doğululaşmak işi.
TURUNCULAŞMA
Turunculaşmak işi.
RANDEVULAŞMA
Randevulaşmak işi.
TUTUCULAŞMA
Tutuculaşmak durumu.
TURŞULAŞMA
Turşulaşmak işi.
TABULAŞMA
Tabulaşmak durumu.
TORTULAŞMA
Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.
GECEKONDULAŞMA
Gecekondulaşmak işi.
TUTKULAŞMA
Tutkulaşmak işi.
ÇOCUKSULAŞMA
Çocuksulaşmak durumu.
KURULAŞMA
Kurulaşmak işi.
SULULAŞMA
Sululaşmak işi.
KUZULAŞMA
Kuzulaşmak işi.
MEŞRULAŞMA
Meşrulaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
BALLANMAK
Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.
BULMAK
Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.
BULAŞTIRMAK
Bulaşmasına yol açmak.
BERRAKLAŞMAK
Berrak duruma gelmek, durulaşmak.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
BUĞULAŞMA
Buğulaşmak işi, buharlaşma.
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.
AMAÇLAMAK
Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.
BUHARLAŞMAK
Buhar durumuna dönüşmek, buğulaşmak, tebahhur etmek. Yok olmak.
BULAŞMA
Bulaşmak işi.
BAŞVURU
Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.
AĞDALAŞMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.
BOYKOT
Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma. Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
BELENMEK
Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.
BULAŞILMAK
Bulaşma işine konu olmak.
BOŞALMAK
Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.