Sonu ULAŞMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ulaşma" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ulaşma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ulaşma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ulaşma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

GECEKONDULAŞMA

12 harfli kelimeler

ÇOCUKSULAŞMA, TURUNCULAŞMA, RANDEVULAŞMA

11 harfli kelimeler

DOĞULULAŞMA, TUTUCULAŞMA

10 harfli kelimeler

TORTULAŞMA, TUTKULAŞMA, TURŞULAŞMA, TONLULAŞMA, MEŞRULAŞMA

9 harfli kelimeler

TABULAŞMA, SULULAŞMA, KUZULAŞMA, KURULAŞMA, KAMULAŞMA, UYDULAŞMA, BOZULAŞMA, KOYULAŞMA, DURULAŞMA, BUĞULAŞMA

8 harfli kelimeler

ULULAŞMA

7 harfli kelimeler

BULAŞMA

6 harfli kelimeler

ULAŞMA

Bazı kelimelerin anlamları

ULAŞMA

Ulaşmak işi.

TONLULAŞMA

Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi.

DOĞULULAŞMA

Doğululaşmak işi.

TURUNCULAŞMA

Turunculaşmak işi.

RANDEVULAŞMA

Randevulaşmak işi.

TUTUCULAŞMA

Tutuculaşmak durumu.

TURŞULAŞMA

Turşulaşmak işi.

TABULAŞMA

Tabulaşmak durumu.

TORTULAŞMA

Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.

GECEKONDULAŞMA

Gecekondulaşmak işi.

TUTKULAŞMA

Tutkulaşmak işi.

ÇOCUKSULAŞMA

Çocuksulaşmak durumu.

KURULAŞMA

Kurulaşmak işi.

SULULAŞMA

Sululaşmak işi.

KUZULAŞMA

Kuzulaşmak işi.

MEŞRULAŞMA

Meşrulaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında ULAŞMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞDALANMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.

BALLANMAK

Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.

BULMAK

Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Cezaya uğramak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Bir şeyi elde etmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Sağlamak, temin etmek. Seçmek. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak.

BULAŞTIRMAK

Bulaşmasına yol açmak.

BERRAKLAŞMAK

Berrak duruma gelmek, durulaşmak.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

BUĞULAŞMA

Buğulaşmak işi, buharlaşma.

AMAÇ

Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.

AMAÇLAMAK

Bir amaca ulaşmayı istemek, istihdaf etmek.

BUHARLAŞMAK

Buhar durumuna dönüşmek, buğulaşmak, tebahhur etmek. Yok olmak.

BULAŞMA

Bulaşmak işi.

BAŞVURU

Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

BOYKOT

Bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma. Bir kimse, bir topluluk veya bir ülkeyle amaca ulaşmak için her türlü ilişkiyi kesme.

AÇILMAK

Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.

AKSETMEK

Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.

BELENMEK

Kundaklanmak. Bulanmak, bulaşmak.

BULAŞILMAK

Bulaşma işine konu olmak.

BOŞALMAK

Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.

BASAMAK

Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.