İçinde ULAŞTI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ulaştı" olan, toplam 39 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ulaştı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ulaştı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ulaştı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

MEŞRULAŞTIRABİLME, KOYULAŞTIRABİLMEK, KAMULAŞTIRABİLMEK

16 harfli kelimeler

KAMULAŞTIRABİLME, KOYULAŞTIRABİLME

15 harfli kelimeler

BULAŞTIRIVERMEK, KAMULAŞTIRILMAK, DOĞULULAŞTIRMAK, BULAŞTIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

DOĞULULAŞTIRMA, BULAŞTIRIVERME, BULAŞTIRABİLME, KAMULAŞTIRILMA, MEŞRULAŞTIRMAK, ULAŞTIRABİLMEK

13 harfli kelimeler

DURULAŞTIRMAK, KOYULAŞTIRICI, KOYULAŞTIRMAK, TABULAŞTIRMAK, ULAŞTIRABİLME, BULAŞTIRILMAK, BUĞULAŞTIRMAK, BUĞULAŞTIRICI, UYDULAŞTIRMAK, KAMULAŞTIRMAK, MEŞRULAŞTIRMA

12 harfli kelimeler

UYDULAŞTIRMA, BULAŞTIRILMA, KAMULAŞTIRMA, TABULAŞTIRMA, KOYULAŞTIRMA, BUĞULAŞTIRMA, DURULAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

BULAŞTIRMAK, BULAŞTIRICI

10 harfli kelimeler

ULAŞTIRMAK, BULAŞTIRMA

9 harfli kelimeler

ULAŞTIRMA

6 harfli kelimeler

ULAŞTI

Bazı kelimelerin anlamları

ULAŞTI

Siirt ili, Dilektepe nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KOYULAŞTIRABİLMEK

Koyulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BULAŞTIRIVERMEK

Çabucak bulaştırmak.

BULAŞTIRIVERME

Bulaştırıvermek işi.

BULAŞTIRABİLME

Bulaştırabilmek işi.

KAMULAŞTIRABİLMEK

Kamulaştırma imkânı olmak, devletleştirebilmek.

KOYULAŞTIRABİLME

Koyulaştırabilmek işi.

KAMULAŞTIRILMAK

Kamulaştırma işi yapılmak, devletleştirilmek.

MEŞRULAŞTIRMAK

Meşru duruma getirmek.

ULAŞTIRABİLMEK

Ulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

DOĞULULAŞTIRMA

Doğululaştırmak işi.

BULAŞTIRABİLMEK

Bulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KAMULAŞTIRABİLME

Kamulaştırabilmek işi, devletleştirebilme.

KAMULAŞTIRILMA

Kamulaştırılmak işi, devletleştirilme.

DOĞULULAŞTIRMAK

Doğulu duruma getirmek.

MEŞRULAŞTIRABİLME

Meşrulaştırabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ULAŞTI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ULAŞTI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BULAŞTIRILMA

Bulaştırılmak işi.

BÖLÜNME

Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

BELEMEK

Çocuğu kundaklamak. Beşiğe yatırıp bağlamak. Bulamak, bulaştırmak.

BULATMAK

Bulaştırmak.

DELİL

İnsanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz, emare. Kanıt. (deli:li) Kılavuz, rehber.

DEVLETLEŞTİRİLME

Kamulaştırılma.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

BALDIRSOKAN

Çift kanatlıların sinekgiller familyasından, karasineğe çok benzeyen, kan emen, hastalık bulaştıran, hayvan sağlığı yönünden zararlı bir tür sinek (Stomaxys calcitrans).

BULAŞKAN

Bulaştığı yerden kolay temizlenemeyen, yapışkan. Sataşma, kavga etme alışkanlığı olan.

ALINDILI

Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.

BULAŞTIRILMAK

Bulaştırma işine konu olmak.

DEĞİRMEK

Duyurmak, bildirmek, ulaştırmak. Değdirmek, dokundurmak.

CEBECİ

Yeniçeri ordusunda silah yapan, onaran ve bakımı ile görevli bulunan, savaşta ordunun silah ve cephanesini ulaştıran yaya kapıkulu ocaklarından bir sınıf asker.

BERRAKLAŞTIRMAK

Berrak duruma getirmek, durulaştırmak. Açık, net ve kolay anlaşılır duruma getirmek.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

ÇIKIŞTIRMAK

Bir şeyi gereken miktara ulaştırmak.

AĞDA

Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.

AĞRIMA

Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.

ÇAVUŞ

Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.

DAĞITMAK

Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak. Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak. Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek. Yenilgiye uğratmak. Kurulu bir düzeni bozmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek. İletmek, ulaştırmak. Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek.