Kelimeler arşivi içinde; başında "ulaf" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. ulaf ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ulaf ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ulaf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ULAF
Yulaf.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EVRAM
Yulaf: Bizim hayvana bir kile evram lâzım.
İPROM
Ekinlerin arasında biten yulafa benzer bitki.
İBRAN
Buğday tarlasında biten ve yenilince baş döndüren bir çeşit yulaf, deli yulaf.
BAŞAK
Arpa, buğday, yulaf ve benzerleri ekinlerin tanelerini taşıyan kılçıklı başı. Tarlalarda, bağlarda dökülmüş veya tek tük kalmış olan ürün. Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi arasında bulunan takımyıldızın adı. Merdiven, el merdiveni, merdiven basamağı, iskele. Tahıl ve meyveleri devşirdikten sonra geriye kalan döküntüler: Zavallı ihtiyar kadın, ömrünü başak toplamakla geçirir. Sigara izmariti: Tütün alacak parası yok ki başak toplayıp içiyor. Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu. Spika. Mahsûl devşirildikten sonra dal ve sap üzerinde kalmış olan artıklar. Demren, okun ucundaki sivri demir. İstanbul şehri, Karacaköy bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Malatya ilinde, Hasançelebi bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Mardin kenti, Kızıltepe belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şırnak şehri, Silopi ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Başak takımyıldızı, Başak burcu.
BUĞDAYGİLLER
Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.
TAHIL
Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.
İRBAM
Yulaf.
KALURLAK
Yaban yulafı.
GECİN
Taneleri ayrılan yeşil fasulyanın hayvanlara yedirilen kabuk ve sapları. Yulafın hayvanlara verilen sapı. Soyulmuş kendir sapı. Kendirin taranırken taraktan dökülen döküntü ve yoluntusu. Kalın saman. Fasulye, bezelye ve benzerleri sapı.
ILAF
Yulaf.
IZA
Kabuklu buğday. Arpa. Yulaf.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
DEBRE
Hızlı, sürekli. Hayvanları kaşağı ile tımar ettikten sonra cildini silmek için kullanılan, sert kıldan örülmüş parmaksız eldiven. Ot, saman, yulaf, yonca gibi hayvan yemi.
BAKILDAK
Fasulye, nohut, bakla, bezelye, mercimek, yulaf, pirinç, susam gibi bitkilerin başakları. Taze fasulye. Harmanda çıkan çürük tane: Bu sene bakıldak çıkmadı. Serçeden büyük, tepeli, eti yenir bir çeşit kuş. Boş meyve kabuğu.
GLUKAN
Glikoz birimlerinin birleşerek meydana getirdiği bir polisakkarit çeşidi. Selüloz, nişasta, glikojen. Selüloz, nişasta, glikojen gibi yalnızca glikoz birimlerinin birleşerek meydana getirdiği bir polisakkarit çeşidi, beta glukan. Arpa ve yulafta bulunur ve karbonhidrat sindirimini düşürerek antibesleme faktörü olarak görev yapar.
KAVŞAYIK
Yaban yulafı.
İĞECEN
Yaprakları yulaf yaprağına benzeyen bir çeşit ot.
IRBAM
Yulaf.
FİŞAN
Sürgün, filiz. fişkan-1 ]. Yulaf. Ekinin içindeki çerçöp. Tipi, esintili kar.
GİARDİYOZİS
Kedi ve köpeklerde Giardia türlerinin neden olduğu, iştahsızlık, depresyon, yumuşak, parlak renkli, yulaf ezmesi kıvamında ve mukuslu bir ishalle belirgin, zamanla gelişme geriliği ve kaşeksiye neden olan bir hastalık. İnsanlarda ise enfeksiyona Giardia lamblia neden olmakta ve hastalık kontamine gıda ve suyla doğrudan insandan-insana temasla bulaşmaktadır, lambliyazis, lambliyozis.