Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tıraş" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tıraş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tıraş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tıraş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HEYKELTIRAŞ
ELMASTIRAŞ, KALEMTIRAŞ
KABATIRAŞ, KAKATIRAŞ
SANTIRAŞ, SINTIRAŞ
AKTIRAŞ
TIRAŞ
TIRAŞ
Saç ya da sakalı kesme işi, yülüme. Erkek saçını belli bir biçim vererek kesme. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belli bir biçim vermek için yontma. Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal.
KABATIRAŞ
Orta yaşlı adam.
HEYKELTIRAŞ
Heykelci.
ELMASTIRAŞ
(elma'stıraş) Üzeri elmas gibi yontulmuş (iyi tür cam, billur). Ucu elmaslı, kalem biçiminde cam keskisi, elmas.
AKTIRAŞ
Sacın üzerindeki yufkayı çevirmeye yarıyan, yassı demir veya tahta aygıt. Saçı sakalı ağarmış adam.
SANTIRAŞ
Nalbant aleti, keski. Büyükbaş hayvanların tırnaklarını kesmekte kullanılan keski.
SINTIRAŞ
Beşik parçalarına yapılan boyanın sürekliliğini sağlayan bir ağaç parçasıdır. (Salman Akkuş Ordu).
KALEMTIRAŞ
Kurşun kalemlerin ucunu açmak için kullanılan türlü biçimlerdeki keski, kalem açacağı. Kamış kalemleri açmak için kullanılan uzun saplı küçük bıçak.
KAKATIRAŞ
Baştan savma.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIRAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TIRAŞSIZ
Saçı veya sakalı uzamış, tıraşı gelmiş. Yontulmamış (taş vb. sert nesne).
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.
HEYKELCİLİK
Heykelcinin yaptığı iş, heykeltıraşlık, yontuculuk.
ELMAS
Yerin derinliklerinde bulunan, billurlaşmış arı karbon. Mücevher olarak kullanılan, saydam, değerli taş. Bu taşlarla yapılmış. Elmastıraş.
USTURA
Tıraş için kullanılan, açılır kapanır, çok keskin bıçak, baş bıçağı, yülgü.
MATRUŞ
Tıraşlı.
BIYIKSIZ
Bıyığı olmayan, bıyığını tıraş etmiş olan.
MANKEN
Genellikle modaevlerinde giysileri alıcılara gösterme işiyle görevli kimse, model. Terzilerin, giysi denemek, sergilemek için kullandıkları insan vücudu biçimindeki tahta, mukavva vb. kalıp. Ressam ve heykeltıraşların gerektikçe model olarak kullandıkları, türlü biçimleri alabilen eklemli, çoğunlukla tahtadan yapılmış insan veya hayvan örneği.
HEYKELCİ
Heykel yapan sanatçı, heykeltıraş, yontucu.
PERÇEM
Başlarını tıraş edenlerin tepede bıraktıkları saç tutamı. Kâkül. Yele.
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak. Sertçe ovmak. Tıraş etmek. Vücuttaki yabancı bir cismi hasta, zararlı veya istenmeyen bir organı almak, temizlemek, yok etmek. Bir araç kullanarak silmek, çıkarmak. Metal bir yüzey üstüne sert bir araçla şekil çizmek, yazı yazmak, nakşetmek. Aslını, kökünü ayrıntılı bir biçimde araştırmak.
TIRAŞLI
Tıraş olmuş, sakalını tıraş etmiş, matruş. Tıraşı uzamış. Yontulmuş.
TIRAŞLAMAK
Saç, sakal vb.ni seyreltmek, kazımak, tıraş etmek. Bıkkınlık verecek kadar uzun, asılsız, abartılı konuşmak. Bir şeyin üzerindeki pürüzleri almak, yontmak.
PALAVRACI
Uydurma söz veya haber ortaya atan, yaptığı işleri abartan, bu davranışları huy edinmiş olan (kimse), tıraşçı, uydurmacı, baloncu.
KAZINMAK
Kendi kendini kazımak. Her tarafı iyice temizlemek. Kazıma işi yapılmak. Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak. Derisini kazır gibi kaşımak. Derisi yüzülürcesine tıraş olmak.
JİLET
İnce çelikten yapılmış, iki yanı keskin tıraş bıçağı.
PERDAH
Parlatma, parlaklık verme. Sakal tıraşından sonra kıl çıkış yönünün tersine yapılmış olan ikinci tıraş.
TUVALET
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.
TIRAŞLANMAK
Tıraşlama işi yapılmak.
TIRAŞLAMA
Tıraşlamak işi.