Sonu TIMLI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tımlı" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tımlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tımlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tımlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ANLATIMLI, YALITIMLI

8 harfli kelimeler

TARTIMLI, ARITIMLI

7 harfli kelimeler

ARTIMLI, ASTIMLI, YATIMLI

5 harfli kelimeler

TIMLI

Bazı kelimelerin anlamları

TIMLI

Sapsız bıçak. Sapsız bıçak. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).

ARITIMLI

Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan.

TARTIMLI

Dizemli.

YATIMLI

Uysal, uslu. Becerikli, eli yatkın.

ASTIMLI

Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan.

ARTIMLI

Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.

ANLATIMLI

Düşünce ve duyguyu güçlü ve canlı bir biçimde anlatan.

YALITIMLI

Hava, ısı, ses vb.ni geçirmeyen, hermetik. Kümeölçümde küme üyelerinin hiçbirinden çekim almayan yalnız ya da soyutlanmış birey. bk. yıldız.

  -   -   -  

Anlamında TIMLI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIMLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÜRENTİLİ

Artımlı, çoğalabilen (nesne için).

TONLAMA

İfadeye bir fikir, duyuş, heyecan, yumuşaklık, sertlik ayırtısı katmak üzere seslerde meydana getirilen uzatma, perde değişikliği gibi başkalıklar. bk. Anlatımlı tonlama.Tonlama kelimesi, çarpma ton ve sivrili tonanlamına kullanılan SERT TONLAMA (Int.dure ou rude) ve YUMUŞAK TONLAMA (Int.douce) terimlerinde de geçer. Konuşma sırasında, konuşmaya hâkim olan esas tonda çeşitli anlam incelikleri sağlayan değişiklikler; konuşanın önem verdiği veya ayırıcı anlamlar vermek istediği kelimelerde başvurduğu değişik ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklar: || — Eh, ne diyorsun bakalım? || Orhan şaşaladı: || — Nasıl yani? || — Ne düşünüyorsun dedim? || — Hiiç. || — İyi ya. || Gene gazeteye eğildi. Ama Orhan'ın güldüğünü de görØdü: || — Neye güldün? Gene mi hiç? || Orhan bu sefer daha bir içten güldü: || — Evet. Ama bu sefer sahiden hiç. || — Demek demin yalancıktan hiç idi? || — Öyle (T. Buğra, Dönemeçte, s. 22) ve benzerleri || Yukarıdaki örnekte yer alan hiç kelimelerinde birbirinden farklı tonlamalar vardır.

ABIZAMBAK

Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan. Saçma sapan, gelişi güzel konuşan. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Ahmak, budala, sersem, aptal.

DİZEMLİ

Düzenli aralıklarla tekrarlanan, tartımlı, ritimli, ritmik.

ATARCA

Yeğinliği atımlı biçimde değişen akımmıknatıssal dalgalar salan gökcismi.

LÜMEN

Işık şiddeti 1 mum olan, eşit dağıtımlı bir nokta kaynağının 1 steradyan içine yayımladığı ışık akısı.

FANFAR

Bakır üflemeli çalgılardan oluşan orkestra. Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça.

İŞLİK

Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.

DİRENİ

Çatı arası, tavan arası. Bir yanıtlayıcının belli bir soruyu yanıtlamamakta direnmesi ya da bir anlatımlı sınarda dile getirilen tutuma katılmaması.

ARTIMLILIK

Artımlı olma durumu.

HERMETİK

Yalıtımlı.

KARTONPAT

Tiyatroda bazı eşyaları, donatımlıkları, maskeleri yapmada kullanılan tutkal, kağıt ya da mukavva karışımı hamur.

KİYOGEN

Japon tiyatrosunda kısa güldürü. Genellikle, no oyunu arasında oynanır. Dekoru ve donatımlığı yoktur. Çoğu kez iki oyuncuyla oynanır. Bunun üç ya da dört oyuncuyla oynananı da vardır.

ABUZAMBAK

Garip sözler söyleyen, tuhaf hareketlerde bulunan kişi. Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Güldürücü ve tuhaf söz söyliyen, tuhaflık yapan kimse.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.