Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tımlı" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tımlı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tımlı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tımlı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ANLATIMLI, YALITIMLI
TARTIMLI, ARITIMLI
ARTIMLI, ASTIMLI, YATIMLI
TIMLI
TIMLI
Sapsız bıçak. Sapsız bıçak. (Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).
ANLATIMLI
Düşünce ve duyguyu güçlü ve canlı bir biçimde anlatan.
TARTIMLI
Dizemli.
YATIMLI
Uysal, uslu. Becerikli, eli yatkın.
ARTIMLI
Pişince şiştiği için miktarı artmış gibi görünen, artağan. Çoğalma özelliği olan.
ARITIMLI
Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan.
ASTIMLI
Astımı olan, astım hastalığına tutulmuş olan.
YALITIMLI
Hava, ısı, ses vb.ni geçirmeyen, hermetik. Kümeölçümde küme üyelerinin hiçbirinden çekim almayan yalnız ya da soyutlanmış birey. bk. yıldız.
Bu bölümde tanımı içerisinde TIMLI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FANFAR
Bakır üflemeli çalgılardan oluşan orkestra. Bu orkestranın çaldığı tartımlı ve canlı parça.
LÜMEN
Işık şiddeti 1 mum olan, eşit dağıtımlı bir nokta kaynağının 1 steradyan içine yayımladığı ışık akısı.
TONLAMA
İfadeye bir fikir, duyuş, heyecan, yumuşaklık, sertlik ayırtısı katmak üzere seslerde meydana getirilen uzatma, perde değişikliği gibi başkalıklar. bk. Anlatımlı tonlama.Tonlama kelimesi, çarpma ton ve sivrili tonanlamına kullanılan SERT TONLAMA (Int.dure ou rude) ve YUMUŞAK TONLAMA (Int.douce) terimlerinde de geçer. Konuşma sırasında, konuşmaya hâkim olan esas tonda çeşitli anlam incelikleri sağlayan değişiklikler; konuşanın önem verdiği veya ayırıcı anlamlar vermek istediği kelimelerde başvurduğu değişik ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklar: || Eh, ne diyorsun bakalım? || Orhan şaşaladı: || Nasıl yani? || Ne düşünüyorsun dedim? || Hiiç. || İyi ya. || Gene gazeteye eğildi. Ama Orhan'ın güldüğünü de görØdü: || Neye güldün? Gene mi hiç? || Orhan bu sefer daha bir içten güldü: || Evet. Ama bu sefer sahiden hiç. || Demek demin yalancıktan hiç idi? || Öyle (T. Buğra, Dönemeçte, s. 22) ve benzerleri || Yukarıdaki örnekte yer alan hiç kelimelerinde birbirinden farklı tonlamalar vardır.
ABUZAMBAK
Garip sözler söyleyen, tuhaf hareketlerde bulunan kişi. Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Güldürücü ve tuhaf söz söyliyen, tuhaflık yapan kimse.
ABIZAMBAK
Saçma sapan, gelişi güzel, ileri geri, boş söz. Geveze, çenesi düşük, abuk sabuk konuşan. Saçma sapan, gelişi güzel konuşan. Yaprağı astımlı hastalar tarafından sigara yapılarak içilen bir çeşit ot. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ATARCA
Yeğinliği atımlı biçimde değişen akımmıknatıssal dalgalar salan gökcismi.
KARTONPAT
Tiyatroda bazı eşyaları, donatımlıkları, maskeleri yapmada kullanılan tutkal, kağıt ya da mukavva karışımı hamur.
İŞLİK
Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.
DİRENİ
Çatı arası, tavan arası. Bir yanıtlayıcının belli bir soruyu yanıtlamamakta direnmesi ya da bir anlatımlı sınarda dile getirilen tutuma katılmaması.
DİZEMLİ
Düzenli aralıklarla tekrarlanan, tartımlı, ritimli, ritmik.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ARTIMLILIK
Artımlı olma durumu.
KİYOGEN
Japon tiyatrosunda kısa güldürü. Genellikle, no oyunu arasında oynanır. Dekoru ve donatımlığı yoktur. Çoğu kez iki oyuncuyla oynanır. Bunun üç ya da dört oyuncuyla oynananı da vardır.
ÜRENTİLİ
Artımlı, çoğalabilen (nesne için).
HERMETİK
Yalıtımlı.