TILIK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tılık" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. tılık ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tılık ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tılık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TILIK

Yüzü ya da vücudu şiş kişi. Yırtık pırtık.

TILIKA

Çocuğu olmama hastalığı(kadın için).

  -   -   -  

Anlamında TILIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TILIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MEHLE

Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et.

BERKLİK

Sağlamlık. Sertlik, katılık.

YEŞİLLENMEK

Yeşil duruma gelmek, yeşil olmak, yeşermek. Birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek, sarkıntılık etmek. Başkasının malında gözü olmak, elde etmeye çalışmak.

DAYANTILIK

Sabır: Allah dayantılık versin.

TASALLUT

Musallat olma, saldırma. Sarkıntılık.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

DALBIZLAMAK

Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak. Çok çabalamak. Sarkıntılık, haylazlık etmek, her işe girip çıkmak. Oyalanmak. Koyulmak: işe dalbızladı.

BAVILIMAK

Sarkıntılık etmek.

FORTÇU

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.

UZANMAK

Boylu boyunca yatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Sarkıntılık etmek. Bir şey boyunca sıralanmak. Gitmek. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.

CİMRİLİK

Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.

CAMEKAN

Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin. Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık. Limonluk. Hamamlarda soyunulan camlı yer. Gözlük.

SATAŞMAK

Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.

CELEF

Kasaplık için toplanan koyun, keçi, sığır. Satılık hayvan sürüsü.

SIKIŞTIRMAK

Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

DAĞIRŞAK

Şiş ya da yara içinde elle dokunulduğu zaman duyulan sertlik, katılık.

EGİŞMEK

Sarkıntılık etmek.

TECAVÜZ

Saldırı. Başkasının hakkına el uzatma. Aşma, ötesine geçme. Namusuna saldırma, sarkıntılık.

BIRAKMALIK

Etin kemiksiz, kaba kısmı, külbastılık. Kemiksiz, külbastılık et.

SALABET

Katılık, sağlamlık.