İçinde TILIK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tılık" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tılık bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tılık ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tılık olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KAHVALTILIK, KÜLBASTILIK, MIHSIÇTILIK, MIYMINTILIK, SARKINTILIK

10 harfli kelimeler

YIĞINTILIK, SAKINTILIK, AZMINTILIK, KISINTILIK, DAYANTILIK

9 harfli kelimeler

ONALTILIK

8 harfli kelimeler

BITTILIK, YAKTILIK, FIRTILIK, ÇILTILIK, ÇALTILIK

7 harfli kelimeler

ÇATILIK, ALTILIK, SATILIK, KATILIK

6 harfli kelimeler

TILIKA

5 harfli kelimeler

TILIK

Bazı kelimelerin anlamları

TILIK

Yüzü ya da vücudu şiş kişi. Yırtık pırtık.

ÇILTILIK

Ağaçları pek küçük orman.

ONALTILIK

Birlik notanın on altıda biri uzunluğunda nota.

YIĞINTILIK

Yak yüklüğü. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

BITTILIK

Topaç.

SARKINTILIK

Genellikle kadınlara sataşma, laf atma, rahatsız etme, huzur bozma, tasallut.

MIHSIÇTILIK

Cimrilik.

KAHVALTILIK

Kahvaltıda yenen (yiyecek).

AZMINTILIK

Zorbalık, azgınlık.

KÜLBASTILIK

Külbastı yapmaya elverişli olan (et).

SAKINTILIK

Şapka ya da başlığın çene altından bağlanan bağı.

DAYANTILIK

Sabır: Allah dayantılık versin.

YAKTILIK

Yakacak.

KISINTILIK

İki ev ya da duvar arasında yağmur sularının akması için açılan dar yol : Gece karanlıkta kısıntılıktan zor geçtim, adeta boğulacaktım.

FIRTILIK

Sümük. Burun.

MIYMINTILIK

Mıymıntı olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında TILIK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TILIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BERKLİK

Sağlamlık. Sertlik, katılık.

BAVILIMAK

Sarkıntılık etmek.

BIRAKMALIK

Etin kemiksiz, kaba kısmı, külbastılık. Kemiksiz, külbastılık et.

SIKIŞTIRMAK

Bir şeyi dar bir yere zorla sığdırmak, tıkmak. Bir nesneyi sıkıca duracak biçimde bir yere koymak, yerleştirmek veya orada tutmak. Gevşek veya seyrek olan şeyleri birbirine yaklaştırarak sıkı duruma getirmek. Sarkıntılık etmek. Kaçmayacak biçimde çembere almak, kıstırmak. Bir şeyin sıkışmasına, kısılmasına, ezilmesine sebep olmak. Ansızın, gizlice ve karşısındakinin isteyip istemediğine bakmadan bir şeyi vermek, tutuşturmak. Zorlamak.

SATAŞMAK

Bir kimseyi rahatsız edecek davranışta bulunmak, musallat olmak. Sarkıntılık etmek.

CİMRİLİK

Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.

YEŞİLLENMEK

Yeşil duruma gelmek, yeşil olmak, yeşermek. Birine karşı duyduğu cinsel isteği kendisine sezdirmek, sarkıntılık etmek. Başkasının malında gözü olmak, elde etmeye çalışmak.

CELEF

Kasaplık için toplanan koyun, keçi, sığır. Satılık hayvan sürüsü.

EGİŞMEK

Sarkıntılık etmek.

TASALLUT

Musallat olma, saldırma. Sarkıntılık.

CAMEKAN

Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin. Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık. Limonluk. Hamamlarda soyunulan camlı yer. Gözlük.

DAĞIRŞAK

Şiş ya da yara içinde elle dokunulduğu zaman duyulan sertlik, katılık.

BEKLİK

Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.

TECAVÜZ

Saldırı. Başkasının hakkına el uzatma. Aşma, ötesine geçme. Namusuna saldırma, sarkıntılık.

SALABET

Katılık, sağlamlık.

DALBIZLAMAK

Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak. Çok çabalamak. Sarkıntılık, haylazlık etmek, her işe girip çıkmak. Oyalanmak. Koyulmak: işe dalbızladı.

ERGEZLENMEK

Sarkıntılık etmek, dalga geçmek, yeşillenmek.

UZANMAK

Boylu boyunca yatmak. Yetişmek, ulaşmak. Bir alana yayılmak. Sarkıntılık etmek. Bir şey boyunca sıralanmak. Gitmek. Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak.

FORTÇU

Taşıtlarda kalabalıktan yararlanarak başkalarına sürtünen, sarkıntılık eden kimse.

MEHLE

Kasaplık hayvanların omuz başından çıkan külbastılık veya pastırmalık yumuşak et.