TIKAMAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tıkamak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. tıkamak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tıkamak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tıkamak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TIKAMAK

Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak. Yol, su, geçit vb. şeyleri bir engelle işlemez, akmaz, geçilmez duruma getirmek.

  -   -   -  

Anlamında TIKAMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TIKAMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GOLLATMAK

Havuz ve benzerleri su toplama yerlerinin, su depolamak maksadıyla tahliye deliğini tıkamak.

AGAMUM

Arıların kovanlardaki aralıkları tıkamak için dışarıdan taşıdıkları maddeler.

DIHAMAK

Tıkamak.

TIHAMAK

Tıkamak.

TİHMAK

Tıkamak, bk. tihamak.

TIKAMA

Tıkamak işi.

PEKEMEK

Kapamak, tıkamak.

TIKAYIVERMEK

Çabucak tıkamak.

BOCİÇ

Peynir teknelerinin dibindeki deliği tıkamakta kullanılan ağaç çivi, tıkaç.

BEKİTMEK

Kapamak, tıkamak.

DUTMAÇ

İnce ince kesilen hamurdan yapılmış çorba. Ufak ufak kesilmiş hamur suda haşlandıktan sonra pişmiş mercimek ve sarımsaklı yoğurtla karıştırılarak yapılan yemek. Döğmeden yapılmış yemek. Çok yağlı ya da tatlı olan yiyecek tıkamak. Erişte çorbası. (Yenikent Aksaray Niğde).

DIKAMAK

Kapatmak, tıkamak. Birinin lafını ağzında bırakmak: Söylediğim lafı dıkayıverdi.

ÇALLUMAK

Çağında bulunduğu adama yemekten önce meyve ve benzerleri şeyler vererek tıkamak.

KAPAMAK

Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek. Tıkamak, içini doldurmak. Ortalıktan alıp saklamak. Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak, hapsetmek. Su, elektrik gelişini kesmek. Karşılamak, denk gelmek. Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak. Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak. Geçişi engellemek. Bir şeyin görünmesine engel olmak. Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek.

BEGETMEK

Kapatmak, tıkamak, örtmek.

BISTIRMAK

Kapamak, tıkamak.

BERKETMEK

Kapatmak, tıkamak, örtmek. Sağlamlaştırmak, pekiştirmek, sıkıştırmak, sertleştirmek, katılaştırmak.

TIKAÇLAMAK

Tıkaçla tıkamak.