TÜV ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "tüv" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. tüv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu tüv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tüv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

TÜVERMEK, TÜVÜLMEK, TÜVÜNMEK

7 harfli kelimeler

TÜVALET, TÜVEREK

6 harfli kelimeler

TÜVANA, TÜVEYÇ, TÜVMEK

5 harfli kelimeler

TÜVEK, TÜVİT, TÜVÜS, TÜVÜŞ

4 harfli kelimeler

TÜVE

3 harfli kelimeler

TÜV

Bazı kelimelerin anlamları

TÜV

Tüy. Tüy, kıl.

TÜVÜŞ

Kurdele.

TÜVE

1.Doğurma yaşına gelip doğurmamış dana. 2.Deve. İnek yavrusu.

TÜVÜS

İnek yavrusu.

TÜVERMEK

İtmek : Ali beni tüverdi, düştüm.

TÜVEK

Tüfek.

TÜVEREK

Daire, yuvarlak.

TÜVANA

Kuvvetli, dinç, canlı.

TÜVMEK

Sıçramak. Atlamak. Gizlice kaçmak.

TÜVÜLMEK

Büzülmek.

TÜVİT

Taranmış yünden yapılan, çoğu iki renkte, spor giyecekler yapımında kullanılan kumaş türü. Bu kumaştan yapılmış.

TÜVÜNMEK

Bir şeye asılmak.

TÜVALET

Tuvalet, hela.

TÜVEYÇ

Çiçek tacı.

  -   -   -  

Anlamında TÜV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNKÜBATÖR

Kuluçkalık. Etüv. Kuluçka makinesi.

ÖRTÜVERME

Örtüvermek işi.

SİLİNDİR

Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

PİR

Yaşlı, koca, ihtiyar kimse. Bir tarikat veya sanatın kurucusu. Adamakıllı, iyice. Herhangi bir konuda, bir meslekte deneyim kazanmış, eskimiş kimse, guru. Cevizin yeşil kabuğu. Sebze yaprağı. Havuç yaprağı. Asma yaprağı. Zeytin yaprağı. Çam yaprağı. Soğanın tohumlu sapı. Dokuma tezgâhlarındaki tarağın sık olanı. Çanı, ardıç ve benzerleri ağaçların yeşil yaprakları, sürgünleri. Filiz. En iyi, en iyisi. Erkek savaş tutsaklarından, pencik yasasına göre ayrılan kocamışlara verilen ad. 2-Tarikat kurucusu. 3-Lonca ve fütüvvet kuruluşlarının başında bulunan yönetici. Herhangi bir zanaatın, tarikatın kurucusu, ulusu. (Saz ozanları kendilerini yetiştirenlere ya da ozanlıkta ünlü kişilere de böyle derler. Yunus Emre, Âşık Ömer bunlardandır.).

ÇÜRÜTÜVERME

Çürütüvermek işi.

DİNÇ

Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana. Canlı, zinde bir biçimde.

TEPHİR

Buharlaşma, buharlaştırma. Buğulama, buğuya tutma, etüvden geçirme.