Kelimeler arşivinde; içinde "tüy" olan, toplam 61 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tüy bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu tüy ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tüy olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TÜYLÜDOMBALAK, TÜYLÜTOMBALAK, TÜYLÜTOPARLAK
TÜYLENDİRMEK, TÜYLÜCEYUMRU, TÜYMÜKLENMEK
TÜYLÜDUMBAK, TÜYLENDİRME, TÜYLÜTOMBAK, GÖRÜNTÜYAPI, TÜYNEKLEMEK, TÜYMÜKLEMEK
SOKURTÜYÜN, TÜYLÜTAPAN, TÜYMELEMEK, TÜYLÜBARAK, TÜYÜMLEMEK, TAVŞANTÜYÜ, TÜYBİTLERİ
TÜYLÜBABA, TÜYDEMİRİ, TÜYGABASI, TÜYLENMEK, TÜYDÜRMEK
TÜYNEMEK, TÜYÜLMEK, TÜYÜŞMEK, TÜYÜŞÜCÜ, TÜYLEMEK, TÜYDÜRME, TÜYLENME, BİTÜYCEK, DEVETÜYÜ, ÖKÜZTÜYÜ, TÜYBULUT
SUTÜYEN, TÜYLÜCE, SUTÜYDÜ, TÜYÜLEN, KÜRTÜYH, TÜYMANA
TÜYMEK, TÜYNEK, TÜYSÜZ, TÜYTOP, TÜYÜSÜ, TÜYEME, TÜYMÜK, KÖTÜYH, KUTÜYH, ÖRTÜYH, TÜYGÜÇ, TÜYENG
TÜYME, TÜYÜM, TÜYLÜ, TÜYGE, TÜYÜŞ
TÜYO, TÜYE
TÜY
TÜY
İnsan ve hayvan derisi üzerinde bulunan ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar. Bazı bitki ve meyvelerle bazı dokumalar üzerinde görülen ince, kısa, yumuşak ve sık uzantılar. Kuşların gövdesini örten ince ve tel gibi uzantıların her biri veya tamamı.
TÜYLÜDOMBALAK
Şeftali.
TÜYMELEMEK
İliklemek, düğmelemek.
TÜYMÜKLENMEK
Düğümlenmek, karışıp dolaşmak.
TÜYNEKLEMEK
Bağlamak, düğümlemek.
TÜYLENDİRMEK
Tüylenmesine yol açmak.
GÖRÜNTÜYAPI
(Resim) Yapı içlerini aldatıcı olarak büyük gösteren derinlik çizimli yapı resimlerine verilen ad.
TÜYLÜTOMBAK
Şeftali.
TÜYLÜTOPARLAK
Şeftali.
TÜYLÜCEYUMRU
Şeftali.
SOKURTÜYÜN
Apandisit.
TÜYLÜTOMBALAK
Şeftali.
TÜYMÜKLEMEK
Bağlamak, düğümlemek.
TÜYLÜDUMBAK
Şeftali.
TÜYLÜTAPAN
Şeftali.
TÜYLENDİRME
Tüylendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜY geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYVADANA
Yüksekliği 15-70 santimetre, sık tüylü, soluk sarı çiçekli, çok yıllık ve otsu bir bitki (Achillea nobilis).
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
CAVLAK
Çıplak, tüysüz.
AYVA
Gülgillerden, çiçekleri iri, beyaz veya pembe, yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikte bir ağaç (Cydonia vulgaris). Bu ağacın büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe, ufak çekirdekli meyvesi.
ACILANMAK
Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
BRAHMA
İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.
BOZAYI
Ayıgillerden, Avrupa ve Kuzey Asya'da sık ormanlarda yaşayan, uzunluğu yaklaşık olarak 2,5 metre, kuyruğu 8 santimetre olan, tüyleri esmer kahverengi bir tür ayı (Ursus arctos).
ANGUT
Ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde, evcilleştirilebilen bir yaban kuşu (Casarca ferruginea). Ahmak, kaba saba.
BADMİNTON
tüytop.
ANGORA
Ankara keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan (giysi).
ALAKARGA
Kargagillerden, iri gövdeli, ötücü, tüyleri alacalı bir tür kuş, kestane kargası (Garrulus glandarius). Saksağan.
BEYAZTİLKİ
Tilkinin kışlık tüyünden yapılmış olan kürk.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
BARAK
Tüylü, kıllı çuha. Bir cins tüylü av köpeği.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
BUZAĞI
Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu.
CAVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.