Sonu TÜMSEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tümsek" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tümsek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tümsek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tümsek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TÜMSEK

Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.

  -   -   -  

Anlamında TÜMSEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜMSEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÜME

Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

LİMONLUK

Sera. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.

TÜM

Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi. Yarım olmayan, bütün, eksiksiz. Tümsek.

KAMBUR

Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse). Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. Sıkıntı, dert. Ütü yastığı.

TÜMBEK

Tümsek.

KABARTI

Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.

HÖRGÜÇ

Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı.

AGIM

Ayak tarağının üst tarafındaki çıkıntı, tümsek.

TÜMSEKLEŞMEK

Tümsek durumuna gelmek, tümselmek.

DIŞBÜKEY

Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.

YUKAÇ

Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı.

TÜMSELME

Tümsekleşme.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

TÜMSELMEK

Tümsekleşmek.

KEMER

Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

KASİS

Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek.

TÜMSEKLEŞME

Tümsekleşmek işi, tümselme.

YÜKSELTİ

Tümsek. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa.

AĞIM

Ayağın üstündeki tümsek yer.

KABARIK

Kabarmış olan. Çıkıntısı olan, tümsekli.