İçinde TÜMSEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tümsek" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tümsek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tümsek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tümsek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TÜMSEK

Küçük tepe, tüm, tümbek. Çıkıntılı yer, kabarıklık, şişkinlik.

TÜMSEKLİ

Tümseği olan. Dışbükey.

TÜMSEKLEŞMEK

Tümsek durumuna gelmek, tümselmek.

TÜMSEKGAGA

Dağ çıkıntısı.

TÜMSEKLEŞME

Tümsekleşmek işi, tümselme.

  -   -   -  

Anlamında TÜMSEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜMSEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TÜMBEK

Tümsek.

TÜM

Bir şeyin bütünü, tamamı, hepsi. Yarım olmayan, bütün, eksiksiz. Tümsek.

ALGUN

Lâğım, su yolu. Tümsek, tepe. Aklı alınmış, meczup.

TÜMSELME

Tümsekleşme.

YÜKSELTİ

Tümsek. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa.

TÜMSELMEK

Tümsekleşmek.

KÜME

Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup. Tümsek biçimindeki yığın. Durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri. Tomar.

KEMER

Bele dolayarak toka ile tutturulan, kumaş, deri veya metalden yapılmış olan bel bağı. İki sütun veya ayağı birbirine üstten yarım çember, basık eğri, yonca yaprağı vb. biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını, iki yanındaki ayaklara bindiren tonoz bağlantı. Tümsekli. Özellikle yolculukta kullanılan, üzerinde altın, para yerleştirmeye yarar gözleri olan meşin kuşak. Emniyet kemeri. Antalya iline bağlı ilçelerden biri. Burdur iline bağlı ilçelerden biri. Kemiklerden oluşmuş tümsekli tavan. Katmanlı kayaçlarda bir kıvrımın kabarık tepe yeri, tekne karşıtı. Etek, pantolon vb. giysilerin bele gelen bölümü.

AGIM

Ayak tarağının üst tarafındaki çıkıntı, tümsek.

AĞIM

Ayağın üstündeki tümsek yer.

HÖRGÜÇ

Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı.

YUKAÇ

Yer katmanları kıvrımlarının tümsek bölümü, semer, ineç karşıtı.

ALGUR

Tümsek, tepe. Sakin, sessiz. (Far.) Kırmızı.

KABARIK

Kabarmış olan. Çıkıntısı olan, tümsekli.

LİMONLUK

Sera. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.

KAMBUR

Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek, kambur zambur. Yapı veya eşyada dışarıya doğru eğrilme. Vücudunda bu tümsek bulunan (kimse). Bazı hayvanların sırtındaki çıkıntı. Sıkıntı, dert. Ütü yastığı.

DIŞBÜKEY

Yüzeyi tümsek, çıkık ve şişkin olan, tümsekli, muhaddep, konveks.

AĞIRŞAKLANMAK

Ergenlik döneminde çıbanda veya memede ağırşak biçiminde bir tümsek oluşmak.

KASİS

Kara yolunda oluşmuş çukurlar ve tümsekler. Bir yolun doğrultusunu dik kesen bir yandan öbür yana geçen ark. Yollarda araçların hızını düşürmek için yapılan, türlü biçimlerde tümsek.

KABARTI

Tümsek, çıkıntı, kabarmış yer.