Sonu TÜLÜ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tülü" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tülü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tülü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tülü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KÜÇÜKÖRTÜLÜ

10 harfli kelimeler

GÜMBÜRTÜLÜ

9 harfli kelimeler

DÖKÜNTÜLÜ, DÜŞÜNTÜLÜ, GÜRÜLTÜLÜ, ÜRKÜNTÜLÜ, BAŞÖRTÜLÜ, BÖLÜNTÜLÜ

8 harfli kelimeler

ÜZÜNTÜLÜ, SARITÜLÜ

7 harfli kelimeler

BOZTÜLÜ, GÜNTÜLÜ, KÜSTÜLÜ

6 harfli kelimeler

EMTÜLÜ, ÖRTÜLÜ

5 harfli kelimeler

ÜTÜLÜ

4 harfli kelimeler

TÜLÜ

Bazı kelimelerin anlamları

TÜLÜ

Uzun tüylü, özel güreşlerde yararlanılan erkek deve. 1.Uzun tüylü, güreşçi erkek deve. 2.Buhur ve adi devenin çiftleşmesinden doğan erkek deve. 3.Erkek davar. 4.Bir yaşındayken doğurmuş keçi, koyun. 5.Bir buçuk, iki ay önce kırkılmış koyun. 1.Uzun tiftiklerden aralıklı dokunan bir çeşit seccade. 2.Halı. 3.İnce eşarp. 4.Yaşlı kadınların düğünlerde başlarına örttükleri uzun tül. 5.Hamam havlusu. 1.Dağınık, kabarık (saç ve benzerleri şeyler için). 2.Çok ve uzun tüylü : Göksü tülü bir adam. Şeftali. Erkek deve. Boynu uzun tüylü, iri deve. Uzun tiftikten dokunan seccade. Tüylü. Keçi kılından ilmik atılarak dokunan seccade, namazlık (Ç. Çiftliği). Bir deve cinsi. Halının kaba türü (Yenikent Aksaray Niğde). Adana ili, Saimbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

KÜSTÜLÜ

İçel ili, Erdemli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BAŞÖRTÜLÜ

Başını başörtüsü ile örtmüş olan (kadın).

KÜÇÜKÖRTÜLÜ

Kayseri ili, Sarız ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÜRKÜNTÜLÜ

Ürküntü veren.

GÜMBÜRTÜLÜ

"Gümbürtü" sesi çıkaran.

GÜRÜLTÜLÜ

Gürültüsü olan. Karışık olaylarla dolu.

EMTÜLÜ

Başlangıç, ilk önce: Buraya emtülü ben geldim.

GÜNTÜLÜ

Gündüz rüyası.

DÖKÜNTÜLÜ

Döküntüsü olan. Deride döküntü ile görülen, döküntü ile beliren (hastalık).

BOZTÜLÜ

On üç - on dört yaşındaki kız.

BÖLÜNTÜLÜ

Bölüntüsü olan.

SARITÜLÜ

Akrep. Örümceğe benzeyen ağılı bir çeşit böcek. 1-2 yaşında keçi yavrusu.

ÖRTÜLÜ

Örtüsü olan. Örtülmüş, bir şey ile kaplanmış. Açıklama yapmadan, belli belirsiz bir biçimde, müphem. Gizli, saklı.

ÜZÜNTÜLÜ

Üzüntüsü olan, acılı, müteessir. Üzüntülü bir biçimde, üzüntülü olarak. Üzüntü veren.

DÜŞÜNTÜLÜ

Kurgusal.

  -   -   -  

Anlamında TÜLÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TÜLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CAFCAFLI

Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.

CADI

Geceleri dolaşarak insanlara kötülük ettiğine inanılan hortlak. Çok güzel göz. Kötülük yaparak başkalarına zarar veren kadın.

CİVCİVLİ

Civcivi olan. Gürültülü patırtılı, telaşlı.

AĞLAMAKLI

Ağlar gibi olan, üzüntülü, ağlak, ağlamalı, ağlamsı.

BATAKLIK

Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.

BEİS

Engel, uymazlık. Kötülük, zarar.

BEDNAM

Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen.

CENGEL

Otlarla ve sık ağaçlarla örtülü geniş Hindistan ormanı, cangıl.

BESEREK

İki hörgüçlü deve ile boz devenin melezi olan tülü devenin erkeği.

CURCUNA

Gürültülü, karışık durum. Alaturka müzikte hızlı bir usul.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

CURCUNALI

Gürültülü, patırtılı, şamatalı (yer, ses, hava).

BEDHAH

Başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AYDINLIK

Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

CAYIRDATMAK

Sert, uzun, gürültülü ses çıkartmak.

CİN

Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.

ÇAKILDAK

Bir çarkın yalnız bir yöne doğru işlemesine yol verip tersine dönmesini önleyen veya değirmen, su dolabı vb. makinelerin işleyişini çıkardığı sesle kontrole yarayan parça. Koyunların kuyrukları altındaki kıllara yapışıp kuruyan pislik. Elde çevrildikçe gürültülü ses çıkaran, değirmi biçiminde bir çocuk oyuncağı.

ARILAR

Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.