Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tüken" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tüken ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tüken olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tüken olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TÜKEN
Dükkan.
ÖTÜKEN
Oğuz Destanı'nda Tiyenşan dağlarıyla Orhun havzası arasında bulunduğu belirtilen, ormanlık, kutsal bölge. Moğ. Yer ilahesi.
PESTÜKEN
Tuzlu ayranın kaynatılıp süzdürülmesiyle elde edilen çökelek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
NİHAYETSİZ
Sonsuz, sonu gelmez, bitip tükenmez.
TÜKENMEZ
Tükenmeyen, bitmeyen. Tükenmez kalem. Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir içecek türü. Bir tür peynirli çorba. Sonsuz.
DİNGİN
Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.
LAHAVLE
Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz.
ŞİNANAY
Sevinç, mutluluk, hoşnutluk, kıvanç belirten bir söz. İdare lambası. "Yok, kalmadı, tükendi" anlamında kullanılan bir söz. Cicili bicili.
AMMONİTLER
Yumuşakçalardan kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfının, bugün tükenmiş olan türlerine ait birçok taşıl olmuş kabuklar. Özellikle mezozoik devrinde bol bulunan, notilus'a (Nautilus) benzer yassı ve yay gibi kıvrılmış olan kabuklar. Yumuşakçalardan kafadanayaklılar (Cephalopoda) sınıfının bugün tükenmiş oları türlerine ait birçok taşıl olmuş kabuklar. Notilus'a (Nautilus) benzer yassı ve yay gibi kıvrılmış oları bu kabuklar özellikle mezozoik devrinde boldur.
TÜKENME
Tükenmek işi.
TARPAN
Atgillerden, soyu tükenmiş olan, küçük, çevik bir yaban atı (Equus gmelini).
TÜKENİK
Bitmiş, tükenmiş. Çok azalmış bir biçimde.
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.
TÜKENMEZLİK
Tükenmez olma durumu.
BİTKİN
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
HORTUMLULAR
Pek çok türünün nesli tükenmiş olan, günümüzde filleri içine alan memeli hayvanlar alt takımı.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
DİNOZORLAR
Omurgalı hayvanlardan sürüngenler sınıfına giren, soyu tükenmiş bir takım.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
SÖNMEK
Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.
DOLMAK
Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.
TÜKENİŞ
Tükenme işi.
KÖRELMEK
Keskinliğini yitirmek. Değer, önem ya da yeteneğini yitirmek. Ateş veya ışık sönecek duruma gelmek. Bir organ beslenemeyerek küçülmek, dumura uğramak. Soyu tükenmek. Suyu çekilmek.