Kelimeler arşivi içinde; başında "tüken" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. tüken ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tüken ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tüken olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TÜKENMEZLİK, TÜKENMİŞLİK
TÜKENLEMEK
TÜKENMEĞ, TÜKENMEK, TÜKENMEZ
TÜKENDİ, TÜKENİK, TÜKENİŞ, TÜKENME, TÜKENTİ
TÜKEN
TÜKEN
Dükkan.
TÜKENMEK
Bitmek, sona ermek, kalmamak. Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak. Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak.
TÜKENTİ
Son, bitim. Son, bitim: Turşunun tükentisine rastladın.
TÜKENMEĞ
Sona ermek, bitmek.
TÜKENME
Tükenmek işi.
TÜKENMEZLİK
Tükenmez olma durumu.
TÜKENMİŞLİK
Gücünü yitirmiş olma, çaba göstermeme durumu.
TÜKENİŞ
Tükenme işi.
TÜKENLEMEK
Birini yoklamaya gitmek, ilgi göstermek, hatır sormak.
TÜKENDİ
Cinsel güçten yoksun olma durumu.
TÜKENMEZ
Tükenmeyen, bitmeyen. Tükenmez kalem. Bir kapta ekşitilen ve alındıkça su eklenerek çoğaltılan üzüm veya üzüm, elma, armut karışımı bir içecek türü. Bir tür peynirli çorba. Sonsuz.
TÜKENİK
Bitmiş, tükenmiş. Çok azalmış bir biçimde.
Bu bölümde tanımı içerisinde TÜKEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİNGİN
Sakin, durgun. Gücü tükenmiş, yorgun, mecalsiz. Hareket etmeyen, kımıldamayan.
NİHAYETSİZ
Sonsuz, sonu gelmez, bitip tükenmez.
BİTKİN
Gücü tükenmiş olan, çok yorgun, argın, aygın, dermansız.
KÖRELMEK
Keskinliğini yitirmek. Değer, önem ya da yeteneğini yitirmek. Ateş veya ışık sönecek duruma gelmek. Bir organ beslenemeyerek küçülmek, dumura uğramak. Soyu tükenmek. Suyu çekilmek.
DEMSİZ
Kararsız, hesapsız: Demsiz harcanan para çabuk tükenir.
LAHAVLE
Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz.
DOLMAK
Dolu duruma gelmek. Bitkiler olgunlaşmak, erginleşmek. Sabrı tükenip öfkesi taşacak duruma gelmek. Bir yerde pek çok eşya veya kimse toplanmak, kalabalık duruma gelmek. Bir yere iyice yayılmak, kaplamak. Süre, hesap tamamlanmak.
SÖNMEK
Yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak. Duygular dinmek, yatışmak, etkisini yitirmek. Tükenmek, yok olmak, yitmek. Gerilemek, parlaklık ve önemini yitirmek. Hava veya başka bir gaz ile şişirilmiş bir şeyin havası kaçıp şişkinliği inmek. Parlaklığını, ışığını yitirmek. Yanardağ etkinliğini yitirmek. Ses duyulmaz olmak.
ERİMEK
Katı cisim sıvı içine karışarak sıvı durumuna geçmek. Utancından çok sıkılmak. Dokumalar aşınıp incelerek dağılmak. Yok olmak, bitmek, tükenmek. Katı cisim ısı etkisiyle sıvı duruma gelmek. Çok zayıflamak.
TARPAN
Atgillerden, soyu tükenmiş olan, küçük, çevik bir yaban atı (Equus gmelini).
ÇİTA
Etçil memeliler sınıfının etçiller takımının kedigiller familyasından bir hayvan. Etçiller (Carnivora) takımının, kedigiller (Felidae) familyasından, 125-150 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyrukları olan, eskiden Afrika, Türkiye ve Hindistan'da görülen, çok hızlı koşan, soyu tükenmekte olan bir tür. (Acinonyx jubatus) Etçiller (Carnivora) takımının kedigiller (Felidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 125, kuyruğu 76 cm. Tüyleri kara beneklidir. Afrikada yaşar.
ŞİNANAY
Sevinç, mutluluk, hoşnutluk, kıvanç belirten bir söz. İdare lambası. "Yok, kalmadı, tükendi" anlamında kullanılan bir söz. Cicili bicili.
BELEMNİTLER
Yumuşakçalardan kafadan-ayaklılar (Cephalopoda) sınıfının tükenmiş olan türlerine ait taşıllaşmış iç kabuklar. Bu kabuklar kalkerden olup koni biçimindedirler.
GEÇMEK
Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
BİTMEK
Tükenmek. Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek. Güçsüz kalmak, çok zayıflamak. Çok sevmek, bayılmak, beğenmek. Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak. Çok yorulmak. Sona ermek.
DİNOZORLAR
Omurgalı hayvanlardan sürüngenler sınıfına giren, soyu tükenmiş bir takım.
AMMONİTLER
Yumuşakçalardan kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfının, bugün tükenmiş olan türlerine ait birçok taşıl olmuş kabuklar. Özellikle mezozoik devrinde bol bulunan, notilus'a (Nautilus) benzer yassı ve yay gibi kıvrılmış olan kabuklar. Yumuşakçalardan kafadanayaklılar (Cephalopoda) sınıfının bugün tükenmiş oları türlerine ait birçok taşıl olmuş kabuklar. Notilus'a (Nautilus) benzer yassı ve yay gibi kıvrılmış oları bu kabuklar özellikle mezozoik devrinde boldur.
BELEMNİT
Yumuşakçalardan (Mollusca), kafadan ayaklılar (Cephalopoda) sınıfının, tükenmiş olan türlerine ait taşıllaşmış, koni biçiminde kalkerden oluşmuş iç kabukları.
HORTUMLULAR
Pek çok türünün nesli tükenmiş olan, günümüzde filleri içine alan memeli hayvanlar alt takımı.
DİNOSOIAR
(Dinosauria), Omurgalı hayvanlardan sürüngenler (Reptilia) sınıfına giren soyu tükenmiş bir takım İkinci jeoloji devrinde dev boylara ulaşmış olan uzun boyunlu ve uzun kuyruklu kara sürüngenleridir. Kemiklerinin içi boştu. Bir kısmı etçil, en büyük boyluları otçul idi. En iyi bilinen cinslerden olan Dinosaurus 20-30 m boyunda idi.