Sonu TUZAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tuzak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tuzak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tuzak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tuzak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TUZAK

Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzenek. Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo.

  -   -   -  

Anlamında TUZAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TUZAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALDANGIÇ

Üzeri ot veya kumla örtülmüş çukur, tuzak.

KATAKULLİ

Yalan dolan, oyun, tuzak, düzen.

AL

Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Aldatma, düzen, tuzak, hile. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Bu renkte olan (at). Alüminyum elementinin simgesi. Bu renkte olan.

FAK

Tuzak, kapan.

TONGA

Hile, düzen, tuzak.

TUZAKÇILIK

Tuzakçı olma durumu.

KANADİYEN

Kanadalı tuzak avcılarının ceketlerine benzeyen içi kürklü veya pamuklu, şal yakalı, kemerli kruvaze ceket. Yaz aylarında giyilen bol ve geniş dikimli astarsız hafif ceket.

TUZAKLAMAK

Tuzak kurmak, tuzağa düşürmek.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

KÜNDE

Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. Düzen, tuzak, oyun, hile. Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek.

TUZAKLANMAK

Tuzak durumuna getirilmek. Tuzak kurulmak.

TUZAKLAMA

Tuzaklamak işi.

TRAP

Hendek, tuzak. Sahnede yerde bulunan kapak.

MANDEPSİ

Tuzak, oyun.

KAPAN

Bazı hayvanları yakalamak için kullanılan, hayvanın ayağının değmesiyle işleyen tuzak. Düzen, hile. Pazara satılmak üzere gelen yiyecek maddelerinin tartıldığı resmî büyük kantar ve bu kantarın bulunduğu yer.

ALENGİR

Hile, düzen, tuzak. Gösteriş, fiyaka.

TUZAKÇI

Tuzak kuran kimse.

YAKALAMAK

Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Aynı düzeye gelmek. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Birdenbire etkisi altına almak. Tutturmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek. Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak.

KUŞMAR

Kuş avlamak için hazırlanmış tuzak, kuş tuzağı.

YOL

Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız.