Sonu TURA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tura" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tura ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında tura olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tura olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ARKİTEKTURA

10 harfli kelimeler

MANİFATURA

9 harfli kelimeler

KURVATURA, DİPLİTURA, ÇALFATURA, ÇALKATURA

8 harfli kelimeler

KASATURA, YUNKTURA, TİYATURA, ŞAMATURA, SAÇATURA, MALATURA, GUVATURA, ÇAKATURA, APERTURA

7 harfli kelimeler

KANTURA, KUNTURA, ALATURA, TARTURA

6 harfli kelimeler

FATURA, ÇATURA, NATURA, SUTURA, SATURA, POTURA, NOTURA, USTURA, KOTURA, GOTURA

Bazı kelimelerin anlamları

TURA

Tuğra. Metal paranın resimli yüzü. Halat gibi örülmüş iplik çilesi. Bazı oyunlarda, vurmak için kullanılan düğümlenmiş mendil. Ucu düğümlenmiş bir mendil aracılığıyla yanan veya yanılanların ebe tarafından cezalandırıldığı bir tür çocuk oyunu.

MALATURA

Biçimi dereotuna çok benzeyen, tadı değişik bir bitki.

SAÇATURA

Yaka gizli dikişi. (Aksaray Niğde).

GUVATURA

Guvatra.

ŞAMATURA

Üstüne sicim sarılan tahta.

MANİFATURA

Fabrika yapımı her türlü kumaş, bez vb. dokuma.

ARKİTEKTURA

Tiyatro tarihinde rönesans sahne mimarisi üzerine yazılan ilk kitap. Kitabın yazarı, tiyatro sahnesine derinlik kavramını getiren Sebastiano Serlio'dur. Tiyatro tarihi içinde aynı adı taşıyan iki önemli kitabın adı. İ Ö 16-13 yılları arasında Vitrivius'un yazdığı on ciltlik mimarlığa ilişkin yapıt; beşinci cilt Roma tiyatrosu yapısı üzerineydi. Bu kitap 1484te bulunduğunda Rönesans mimarları bunun Yunan yapısı olduğunu sanmışlardı. Sebastiano Serlio'nun 1551'de yazdığı sahne uygulayımına ilişkin yapıt. Serlio bu yapıtta ilk kez sahnedeki görüngü sorununu bilimsel bir yolla çözümlemiştir.

TİYATURA

Tiyatro.

APERTURA

Delik, boğaz, ağız, açıklık.

ÇALKATURA

Sayım, hayvan sayımı. Dolaşıp aramak.

ÇALFATURA

Sayım, hayvan sayımı.

YUNKTURA

Birleşme, bağlanma, eklem.

DİPLİTURA

Çoban çantası bitkisi.

ÇAKATURA

Hayvan sayımı yapan görevli. Bağdadi duvar. Taş ve çamur ile sıvanmış duvar.

KURVATURA

Kemer, büklüm, kavis, kıvrıntı.

KASATURA

Süngü gibi tüfeğin namlusu ucuna takılan veya bel kayışına asılı olarak taşınan bir bıçak türü.

  -   -   -  

Anlamında TURA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

ASİT

Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AYET

Kur'an surelerini oluşturan kısımlardan her biri.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

ATIK

Hastane, ev, fabrika vb. yerlerde kullanılmış, artık işlenemez veya çevre için zarar oluşturan her türlü madde. Atılmış, atılan. Üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan ve kullanıcının artık işine yaramayan maddelerin tamamı.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

ALET

Bir el işini veya mekanik bir işi gerçekleştirmek için özel olarak yapılmış nesne. Bir sanatı yapmaya, uygulamaya yarayanf özel araç. Maşa. Bir makineyi oluşturan ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri.

ANÜRİ

İdrar oluşturamama biçiminde ağır bir böbrek rahatsızlığı belirtisi.

AĞIRLIKLI

Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.

ARMATÜR

Bir aletin ana bölümünü oluşturan kısım. Bir kondansatördeki iki iletken yüzeyden her biri. Bir mıknatısın iki kutbu arasında kuvvet akımını toplu bir duruma getirmek için bu kutuplar arasına yerleştirilen demir parçası.

AMENTÜ

Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.

BAKLA

Baklagillerden, yurdumuzun her yerinde yetiştirilen, yeşil kabuklu ve taneli bir bitki (Vicia faba). Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri. Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi.

AKROMATİN

Hücre çekirdeği içindeki ince iplikçiklerden yapılmış, kromatin ile boyanmamış kromozomları oluşturan bölüm.

ARPEJ

Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

AİLE

Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

AHLAT

Gülgillerden, kendi kendine yetişen, üzerine armut aşılanan ağaç, yaban armudu, dağ armudu (Pirus piraster). Beden yapısının temelini oluşturan ögeler. Kaba adam, yol iz bilmez kimse. Bitlis iline bağlı ilçelerden biri. Bu ağacın, armuda benzeyen, iyice olgunlaştıktan sonra yenilebilen yemişi. Bir karışım içindeki parçalar, ögeler.

AMİGO

Çoğunlukla spor yarışmalarında seyircileri coşturan kimse.