Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tren" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tren ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tren olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tren olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ERKEKTREN
MOTOTREN, İSBİTREN
ETREN
TREN
TREN
Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.
MOTOTREN
Motorlu tren.
İSBİTREN
Sarımsı, kırmızımsı renkte bir çeşit üzüm.
ETREN
Çıplak, elbisesiz.
ERKEKTREN
Lokomotif.
Bu bölümde tanımı içerisinde TREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İDMANSIZ
İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.
İSTASYON
Tren, metro durağı. Araştırma kuruluşu. Satış, bakım, aşı vb. işler yapılmış olan kuruluş veya yer.
GARDIFREN
Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.
İDMANLI
İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı. Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse).
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
ARŞE
Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.
AYIRTMA
Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.
DURAK
Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.
DESİMETRE
Bir metrenin onda biri uzunluğunda bir ölçü birimi.
ANGSTRÖM
Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.
GAR
Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu.
ÇALIŞTIRICI
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).
EKSPRES
Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.
BİNMEK
Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.
ÇUHÇUH
Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.
ANTRENMANSIZ
Antrenmanı olmayan, idmansız.
İDMANSIZLIK
İdmansız olma durumu, antrenmansızlık.
FRENCİ
Tren yolu dönemecinde yol boyundaki frenlere kumanda eden görevli.
GRAMSANTİMETRE
Bir gram ağırlığında bir cismin 1 santimetre yer değiştirmesini sağlayan enerji birimi, kilogrammetrenin yüz binde biri.
DESİLİTRE
Bir litrenin onda biri hacminde bir ölçü birimi.