İçinde TREN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "tren" olan, toplam 22 tane kelime bulunuyor. İçerisinde tren bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu tren ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında tren olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KONTRENDİKASYON, ANTRENMANSIZLIK

14 harfli kelimeler

BAŞANTRENÖRLÜK, ANTRENÖRSÜZLÜK

12 harfli kelimeler

ANTRENMANSIZ

11 harfli kelimeler

ANTRENMANLI, BAŞANTRENÖR, ANTRENÖRSÜZ, ANTRENÖRLÜK

10 harfli kelimeler

TRENÇKOTLU, ANTRENÖRLÜ

9 harfli kelimeler

ASTRENJAN, ERKEKTREN, ANTRENMAN

8 harfli kelimeler

MOTOTREN, TRENÇKOT, ANTRENÖR, İSBİTREN

7 harfli kelimeler

ETRENLİ

6 harfli kelimeler

ETRENK

5 harfli kelimeler

ETREN

4 harfli kelimeler

TREN

Bazı kelimelerin anlamları

TREN

Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.

ANTRENMANSIZLIK

İdmansızlık.

ANTRENÖRSÜZ

Çalıştırıcısız.

BAŞANTRENÖR

Antrenörlerin en ustası ve deneyimlisi.

ANTRENÖRLÜK

Çalıştırıcılık.

TRENÇKOTLU

Trençkotu olan.

ASTRENJAN

Sindirim kanalı yoluyla meydana gelen zehirlenmelerde mukozayı büzüştürmek amacıyla kullanılan tanen ve benzerleri maddeler.

ANTRENMANSIZ

Antrenmanı olmayan, idmansız.

BAŞANTRENÖRLÜK

Başantrenörcü olma durumu. Başantrenörcünün yaptığı iş.

ANTRENÖRSÜZLÜK

Çalıştırıcısızlık.

ANTRENMAN

Alıştırma. Herhangi bir konuda yapılmış olan hazırlık.

MOTOTREN

Motorlu tren.

ERKEKTREN

Lokomotif.

ANTRENMANLI

İdmanlı.

KONTRENDİKASYON

Zıt etki.

ANTRENÖRLÜ

Çalıştırıcılı.

  -   -   -  

Anlamında TREN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KATAR

Tren. Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi. Taşıt dizisi.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

ARŞE

Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.

DESİMETRE

Bir metrenin onda biri uzunluğunda bir ölçü birimi.

GAR

Demir yolu ile yolculuk edenlerin gereksinimlerinin geniş ölçüde karşılandığı büyük tren istasyonu.

İSTASYON

Tren, metro durağı. Araştırma kuruluşu. Satış, bakım, aşı vb. işler yapılmış olan kuruluş veya yer.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

ANGSTRÖM

Metrenin on milyarda biri değerine eşit olan ışık dalgalarını ölçme birimi.

GRAMSANTİMETRE

Bir gram ağırlığında bir cismin 1 santimetre yer değiştirmesini sağlayan enerji birimi, kilogrammetrenin yüz binde biri.

BİNMEK

Yüksek bir şeyin veya bir hayvanın üstüne çıkıp ayaklarını sallandırarak oturmak. Eklenmek, katılmak. Bisiklet, motosiklet, binek hayvanı kullanmak. Bir şey sıkışarak yanındakinin üstüne çıkmak. Bir yere gitmek için tren, vapur, uçak, otomobil vb. bir taşıtta yer almak. Fiyat artmak.

İDMANLI

İdman yaparak çeviklik kazanmış olan (kimse), antrenmanlı. Herhangi bir şeye alışmış ve onu yadırgamaz duruma gelmiş olan (kimse).

ÇALIŞTIRICI

Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).

DURAK

Tren, tramvay, otobüs, minibüs vb. genel taşıtların durmak zorunda olduğu veya durabileceği yer. Kısa bir süre konaklanacak, durulacak yer. Cümle sonundaki nokta. Çok sayıda taksinin bir arada çalıştığı ve bağlı olduğu işletme. Hece ölçüsüyle yazılmış şiirlerde ölçü kalıpları içindeki durma yerleri. Konuşmada, anlamın gerektirdiği biçimde kelimeler arasındaki ses kesintisi. Bir ölçü uzunluğunda susma.

FRENCİ

Tren yolu dönemecinde yol boyundaki frenlere kumanda eden görevli.

GARDIFREN

Trenlerde vagon frenlerini işleten kimse.

EKSPRES

Yalnız belirli duraklarda duran tren, otobüs veya gemi. Özel ulak. Çabuk yapılan.

İDMANSIZ

İdman yapmamış olan, idmanı olmayan, çevikliği olmayan, ham, antrenmansız. Bir işe, bir duruma henüz alışmamış olan, acemi.

ÇUHÇUH

Çocuk dilinde tren. Lokomotifin çalışırken çıkardığı ses.

DESİLİTRE

Bir litrenin onda biri hacminde bir ölçü birimi.

İDMANSIZLIK

İdmansız olma durumu, antrenmansızlık.