Kelimeler arşivi içinde; başında "tozlu" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. tozlu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu tozlu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde tozlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOZLUBURUN
TOZLUKSUZ
TOZLUKLU, TOZLURAK
TOZLUCA
TOZLUH, TOZLUK
TOZLU
TOZLU
Toza bulanmış veya tozu olan.
TOZLUCA
Erzurum kenti, Çiftlik bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kars şehrinde, Selim belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ilinde, Harran ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa ilinde, Kanlıavşar nahiyesine bağlı bir bölge.
TOZLUKLU
Üzerinde tozluk bulunan.
TOZLUK
Pantolonun paçasını tozdan korumak için ayakkabının üzerine geçirilip düğmelenen veya dizden aşağı uzanarak ayağın üstünü örten dar paçalık, getr.
TOZLUKSUZ
Üzerinde tozluk olmayan. Tozluğu olmadan.
TOZLUH
Harmanda döverbiçerin ayırdığı tozlu topraklı tane.
TOZLUBURUN
Çorum kenti, Seydim nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TOZLURAK
Toz renginde, bozca.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOZLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DİZLEMELİK
Çorap, tozluk yapılmaya elverişli yün.
BADIŞ
Fasulye, bakla, mercimek gibi taze sebzelerin yeşil kısmı, tohum yatağı. Kadınların giydiği dizden bileğe kadar olan bir çeşit çorap. Yeşil fasulye. Yün tozluk, tabansız bir çeşit çorap. Taze fasulye tanesi (Erzincan Merkez).
GARÇİN
Meşinden yapılan örgülü tozluk.
DİZLİK
Korumak amacıyla dize geçirilen şey. Dize kadar uzanan konçlu çorap. İç donu. Şalvar. İş önlüğü. Uç, kuyruk. Erkeklerin giydiği getr biçiminde çorap, tozluk. Dize kadar uzanan uzun konçlu çorap. Önlük, peştemal. Pantalon, şalvar. Kadınların giysi üstüne bağladıkları süslü kuşak ve benzerleri nesne. Zeybek pantolonu. Kadınların şalvar üstüne giydikleri önlük. Sert yüzeyli toprak alanlarda, kalecilerin yaralanmaktan korunmak için dizlerine taktıkları içi pamuklu özel bir koruyucu. Uzun kadın donu. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta; Dardere Bozüyük Bilecik). Kadın iş önlüğü. (Yenikent Aksaray Niğde). Yün pantalon. (Çanksaray Şarkikaraağaç Isparta). Kağnıda diz adı verilen bölümün bir parçası. (Köke Gelendost Isparta). Kunduracının yemeni, mes, ayakkabı diktiği sırada dizine geçirdiği meşin parçası. (Söğüt Bilecik). Belden diz kapağına kadar bacağa giyilen libas, (kısa pantolon) potur.
GET
Sırık, değnek. Bozuk dikiş, pot. Eskiden potin üstüne geçirilerek bağlanan, diz kapaktan topuğa kadar uzanan kösele tozluk. Arapça kökenli khıt: Kıt.
ANAK
Hafıza, bellek. Karşılık, mukabil. Heykel, abide. Hatıra, hediye, armağan. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer.
BOZANAĞ
Tozlu, dumanlı.
DOLAK
Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma.
SUBYE
Ayağın altından geçen, tozluğa veya pantolon paçalarına bağlanan deriden, kumaş vb.nden şerit.
GONGUR
Ocaktaki tozlu birikinti, kurum.
TOZLANMAK
Tozlu olmak, üstüne toz konmak.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
GETR
Bacağın alt bölümünü ve ayakkabının üstünü örten kumaş veya köseleden yapılmış bir tozluk türü.
GÖBÜ
Kağnı arabalarının ön ve arka taraflarında bulunan iki tahta. Saç ekmeği, bazlama. Mayalı hamurdan yapılan ve yağda kızartılan bir çeşit börek. Çamaşır tokacı. Kahn dikiş, yorgan dikişi, ilinti. Tozlu, topraklı yol. Ordu ilinde, Ünye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Zonguldak kenti, Kilimli nahiyesine bağlı bir yer.
AFARLAMAK
Afallamak. Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak.
GARÇIN
Yapışkan killi toprak. Meşinden yapılan örgülü tozluk. Ayakkabının içine giyilen, keçi kılından örülmüş çorap. Bir tarafı halı, bir tarafı kumaş yastık kılıfı. Obalarda ev yapımında kullanılan 20 cm. genişliğinde dokuma kuşak, (Kızılca Bor Niğde).
İBİLİ
İnce, narin, nazik. Az gören (göz için): İbili göz. Hindi. Hotozlu serçe.
AFARALAMAK
Harman yerinde kalan tozlu, topraklı hububatı toplamak. Bahçede kalan döküntü meyvaları toplamak. Bir şeyin irisini, ufağını ayırmak, seçmek.
ANNAK
Tepenin en sivri yeri. At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer. Anlayış, duygu. Anlayış, bellek, zekâ. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Görülebilen yer. Karşı, ön taraf. Doruk, gözetleme yeri, siper. Duygu. Hatıra. Alan, meydan.
DOLAH
Başörtüsü, tülbent, yazma. Boyun atkısı. Çobanların çarık giymeden önce bacaklarına sardıkları bez ya da yün sargı, tozluk. Eski türkçe dola-k: Dolanarak saran eşya, kuşak (Erzincan Merkez). Atkı.