Kelimeler arşivi içinde; sonunda "toru" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu toru ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında toru olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde toru olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TORU
Yeni yetişen çam ağacı, fidan. Parlak, temiz : Bu kitap ne kadar toru. Koyu kırmızı, doru (at için). Koyu kırmızı (at donu). Genç çam, ardıç ve benzerleri ağaç.
TİYATORU
Tiyatro.
TEYTORU
Tiyatro.
DİNTORU
Dağın tepesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde TORU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇOCUKÇU
Çocuk doktoru.
FÜRU
Dallar, kollar, ayrıntılar. Çocuklar, torunlar.
ÇEKİŞ
Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.
HAFİT
Erkek torun.
HEKİMBAŞI
Osmanlı Devleti'nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.
ÇASAR
Viyana'da oturan Alman imparatoruna verilen unvan.
AHFAT
Erkek torunlar.
KAPUT
Asker paltosu. Kötü, bozuk, işe yaramaz. İskambilde el vermeden yenme. Prezervatif. Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
NİNE
Torunu olan kadın, büyükanne, nene. Yaşlı kadın. Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü.
HOROZBİNA
Horozbinagillerden, kıyılara yakın alglerin içinde yaşayan, sırt yüzgeci tek parça ve uzun, burun ucu yuvarlak, en büyüğü 5 santimetre kadar olan küçük bir balık (Blennius gattorugine).
MOTORCU
Deniz motoru işleten kimse. Motosiklet kullanan kimse.
İNTANİYECİ
Mikroplu hastalıklar doktoru, uzmanı.
MOTORCULUK
Deniz motoru işletmeciliği.
MOTRİS
Birkaç arabalı bir katarda elektrik motoru veya patlamalı motorla çalışan ve öbür arabaları çekmeye yarayan taşıt.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
KONT
Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.
ÖĞÜTÜCÜ
Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
GÖZCÜ
Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.