Kelimeler arşivinde; içinde "toru" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde toru bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu toru ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında toru olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YENİTORUNOBASI
TORUNSOLAKLI, ASEFALOTORUS
TORUKTURMAK, RHODOTORULA
TORUKLAMAK, TORUNOBASI
BABATORUN
TORULMAK, TORUMTAY, TORUNISI, TİYATORU
TORUNLU, TEYTORU, PİTORUK, DİNTORU
TORUKE, TORULA
TORUL, TORUK, TORUN, TORUS, TORUŞ, TORUM
TORU
TORU
Yeni yetişen çam ağacı, fidan. Parlak, temiz : Bu kitap ne kadar toru. Koyu kırmızı, doru (at için). Koyu kırmızı (at donu). Genç çam, ardıç ve benzerleri ağaç.
TORUKLAMAK
Bir şeyi tepeleme doldurmak.
TORUMTAY
Yırtıcı bir kuş türü.
TORUNSOLAKLI
Adana şehri, Çatalan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TORUNOBASI
Ankara ilinde, Evren ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
TORULMAK
Doğrulmak.
TEYTORU
Tiyatro.
TORUNLU
Manisa ilinde, Adala bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TORUNISI
Torunu.
TORUKTURMAK
Kararlaştırmak.
YENİTORUNOBASI
Aksaray ilinde, Sarıyahşi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
RHODOTORULA
Et ve süt mamulleriyle turşu gibi gıdalarda kırmızı, pembe, sarı renkli pigment oluşturarak renk bozulmasına neden olan maya cinsi.
ASEFALOTORUS
Başı ve göğsü bulunmayan.
PİTORUK
Rüzgar girdabı.
TİYATORU
Tiyatro.
BABATORUN
Hatay şehrinde, Babatorun bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde TORU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOĞMAK
Boğum yeri. Bir durumu başka bir durum yaratarak örtmeye çalışmak. Tamamıyla kaplamak, sarmak. Peş peşe yapmak, bir kimseyi bir şeyin fazlasına eriştirmek veya uğratmak. Silik bir duruma getirmek, bastırmak. Motorlu taşıtlarda fazla yakıt, motoru çalışmaz duruma getirmek. Gelişmesine engel olmak. Bunaltmak. Renkler uygun düşmemek. El, ip vb. ile bir şeyi çepeçevre sıkmak. Bir canlıyı, soluk almasına engel olarak öldürmek.
HAFİT
Erkek torun.
AHFAT
Erkek torunlar.
DEDE
Torunu olan erkek, büyükbaba, büyükpeder. Mevlevi tarikatında çile doldurmuş olan dervişlere verilen unvan. Büyükbabadan başlayarak geriye doğru atalardan her biri. Yaşlı erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
HOROZBİNA
Horozbinagillerden, kıyılara yakın alglerin içinde yaşayan, sırt yüzgeci tek parça ve uzun, burun ucu yuvarlak, en büyüğü 5 santimetre kadar olan küçük bir balık (Blennius gattorugine).
NİNE
Torunu olan kadın, büyükanne, nene. Yaşlı kadın. Yaşlı kadınlar için kullanılan bir seslenme sözü.
ÇEKİŞ
Çekme işi. Bir motorun çekme gücü. Ağız kavgası.
İNTANİYECİ
Mikroplu hastalıklar doktoru, uzmanı.
ÇOCUKÇU
Çocuk doktoru.
ALIŞTIRMA
Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.
FÜRU
Dallar, kollar, ayrıntılar. Çocuklar, torunlar.
ÇASAR
Viyana'da oturan Alman imparatoruna verilen unvan.
KONT
Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kimse. Derebeyi. Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı.
MOTRİS
Birkaç arabalı bir katarda elektrik motoru veya patlamalı motorla çalışan ve öbür arabaları çekmeye yarayan taşıt.
MOTORCU
Deniz motoru işleten kimse. Motosiklet kullanan kimse.
GÖZCÜ
Gözlemleme veya gözetleme işini yapan kimse. Göz doktoru. Gözetmen.
MOTORCULUK
Deniz motoru işletmeciliği.
ÖĞÜTÜCÜ
Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.
HEKİMBAŞI
Osmanlı Devleti'nde sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse.
KAPUT
Asker paltosu. Kötü, bozuk, işe yaramaz. İskambilde el vermeden yenme. Prezervatif. Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak.