TOPRAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "toprak" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. toprak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu toprak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde toprak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TOPRAKKAZANGİLLER

15 harfli kelimeler

TOPRAKLANDIRMAK

14 harfli kelimeler

TOPRAKLANDIRMA

12 harfli kelimeler

TOPRAKÖLÇMEN, TOPRAKLATMAK, TOPRAKLAŞMAK, TOPRAKHARMAN

11 harfli kelimeler

TOPRAKLAŞMA, TOPRAKTUTAN, TOPRAKSEVEN, TOPRAKPINAR, TOPRAKÖKÜZÜ, TOPRAKLATMA, TOPRAKLAMAK, TOPRAKKAZAN, TOPRAKBASTI, TOPRAKBİLİM, TOPRAKÇALIK, TOPRAKHİSAR

10 harfli kelimeler

TOPRAKCUMA, TOPRAKLAMA, TOPRAKTEPE, TOPRAKSUYU, TOPRAKKALE, TOPRAKBOYA, TOPRAKOLUŞ, TOPRAKOCAK, TOPRAKDERE

9 harfli kelimeler

TOPRAKLIK, TOPRAKSIZ, TOPRAKTAŞ, TOPRAKÇIL

8 harfli kelimeler

TOPRAKLI, TOPRAKSI, TOPRAKÇI

6 harfli kelimeler

TOPRAK

Bazı kelimelerin anlamları

TOPRAK

Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

TOPRAKKAZAN

Kemiriciler (Rodentia) takımının, toprakkazangiller (Bathyergidae) familyasından, 21.5 cm kadar uzunlukta, sırtı kırmızı kahverengi, karnı mavi kül renkli, Afrika'da toprak altında yaşayan bir tür.

TOPRAKSEVEN

Van kenti, Çaldıran belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

TOPRAKLATMA

Topraklatmak işi.

TOPRAKLAMAK

Üzerini toprakla örtmek.

TOPRAKPINAR

Yozgat şehri, Sarıkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

TOPRAKTUTAN

Hatay şehrinde, Yayladağı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

TOPRAKLANDIRMA

Topraklandırmak işi.

TOPRAKÖKÜZÜ

Kısa boylu, şişman, çift sürmeye elverişli öküz.

TOPRAKLATMAK

Topraklama işini yaptırmak.

TOPRAKLAŞMAK

Toprak durumuna gelmek.

TOPRAKKAZANGİLLER

Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.

TOPRAKÖLÇMEN

Kentsel ve kırsal toprakların değerinde gün geçtikçe görülen değişiklikleri, vergileme işlemlerinde kullanmak üzere, belli aralıklarla saptamak için kurulan kamusal örgütlerin görevlisi.

TOPRAKHARMAN

Dört saçımdan oluşan ekin yığını. (Yenikent Aksaray Niğde).

TOPRAKLANDIRMAK

Bir kimseyi işletip geçinmesi için toprak sahibi yapmak.

TOPRAKLAŞMA

Topraklaşmak işi.

  -   -   -  

Anlamında TOPRAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TOPRAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BADAS

Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.

ASPİDİSTRA

Zambakgillerden, genellikle saksıda yetiştirilen, yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ASMALIK

Asma için ayrılmış (yer veya toprak).

AYAKBASTI

Bir yere dışarıdan gelen insan ve eşyadan alınan vergi, toprakbastı.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ARK

İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.

BALÇIK

İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.

ALACALANMAK

Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.

BALAST

Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.

ARAZİ

Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

AZOİK

En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).

BANKET

Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.

BATAK

Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.

ASMOLEN

Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.

BAKTERİ

Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

AĞA

Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.

ALATAV

Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).

BARDAK

Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.