Kelimeler arşivinde; içinde "toprak" olan, toplam 55 tane kelime bulunuyor. İçerisinde toprak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu toprak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında toprak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
TOPRAKKAZANGİLLER
TOPRAKLANDIRMAK
YUKARITOPRAKLI, ADATOPRAKPINAR, TOPRAKLANDIRMA
TOPRAKLATMAK, KAĞŞAKTOPRAK, TOPRAKHARMAN, TOPRAKLAŞMAK, TOPRAKÖLÇMEN
TOPRAKÖKÜZÜ, MELEKTOPRAK, TOPRAKLATMA, TOPRAKPINAR, TOPRAKKAZAN, TOPRAKHİSAR, TOPRAKSEVEN, TOPRAKÇALIK, TOPRAKBİLİM, TOPRAKTUTAN, GÖKÇETOPRAK, TOPRAKBASTI, BOZTOPRAKLI, TOPRAKLAMAK, TOPRAKLAŞMA, ALTINTOPRAK
ESKİTOPRAK, TOPRAKTEPE, TOPRAKSUYU, TOPRAKKALE, TOPRAKLAMA, TOPRAKOLUŞ, TOPRAKOCAK, AKÇATOPRAK, TOPRAKDERE, TOPRAKCUMA, TOPRAKBOYA, KARATOPRAK, SARITOPRAK
SAYTOPRAK, DÜZTOPRAK, TOPRAKÇIL, ÇİLTOPRAK, TOPRAKTAŞ, KİSTOPRAK, BOZTOPRAK, TOPRAKLIK, TOPRAKSIZ, ALATOPRAK, ARITOPRAK
TOPRAKÇI, ÖZTOPRAK, TOPRAKLI, TOPRAKSI
TOPRAK
TOPRAK
Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.
TOPRAKÖLÇMEN
Kentsel ve kırsal toprakların değerinde gün geçtikçe görülen değişiklikleri, vergileme işlemlerinde kullanmak üzere, belli aralıklarla saptamak için kurulan kamusal örgütlerin görevlisi.
MELEKTOPRAK
Çamuru çok özlü, boz toprak.
TOPRAKKAZANGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, kemiriciler (Rodentia) takımının, yalın dişliler (Simplicidentata) alt takımının, sıçanımsılar (Myomorpha) bölümünden, yapılan tıknaz ve kuyrukları küt, gözleri ve kulakları küçük, yaşayışları köstebeğe benzeyen türlere sahip bir familya.
TOPRAKPINAR
Yozgat şehri, Sarıkaya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
TOPRAKLATMA
Topraklatmak işi.
TOPRAKLANDIRMAK
Bir kimseyi işletip geçinmesi için toprak sahibi yapmak.
TOPRAKLANDIRMA
Topraklandırmak işi.
TOPRAKLATMAK
Topraklama işini yaptırmak.
TOPRAKKAZAN
Kemiriciler (Rodentia) takımının, toprakkazangiller (Bathyergidae) familyasından, 21.5 cm kadar uzunlukta, sırtı kırmızı kahverengi, karnı mavi kül renkli, Afrika'da toprak altında yaşayan bir tür.
KAĞŞAKTOPRAK
Kazılması ve işlenmesi kolay olan kaba ve çürük toprak.
ADATOPRAKPINAR
Ankara ilinde, Yenimehmetli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARITOPRAKLI
Iğdır şehri, Aralık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
TOPRAKÖKÜZÜ
Kısa boylu, şişman, çift sürmeye elverişli öküz.
TOPRAKHARMAN
Dört saçımdan oluşan ekin yığını. (Yenikent Aksaray Niğde).
TOPRAKLAŞMAK
Toprak durumuna gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPRAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BANKET
Şehirler arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl veya toprak yol. Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılmış olan dar basamak.
ALATAV
Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).
ARK
İçinden su akıtmak için toprak kazılarak yapılmış olan açık oluk, arık, dren, karık.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BALÇIK
İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.
BATAK
Üzerine basıldığında çöken çamurlaşmış toprak. Kötü durum, içinden çıkılmaz iş. Hayır gelmez, yarar sağlamaz, batmış. Elde bulunan kâğıtlara göre o turda kaç adet el kazanacağı üzerine tahminde bulunup en az, tahmin ettiği kadar el kazanmaya dayalı bir iskambil oyunu.
ASPİDİSTRA
Zambakgillerden, genellikle saksıda yetiştirilen, yaprakları doğrudan doğruya topraktan çıkan bir süs bitkisi.
ASMALIK
Asma için ayrılmış (yer veya toprak).
BAKTERİ
Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.
ASMOLEN
Pişmiş toprak, cüruf ve çimento karışımından yapılmış, ses geçirmez, delikli briket türü.
BALAST
Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.
AYAKBASTI
Bir yere dışarıdan gelen insan ve eşyadan alınan vergi, toprakbastı.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.
BADAS
Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü.
ARAZİ
Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
BARDAK
Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AZOİK
En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).