Kelimeler arşivi içinde; başında "topak" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. topak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu topak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde topak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
TOPAKLAŞTIRMAK
TOPAKLAŞTIRMA
TOPAKLANMAK, TOPAKLAŞMAK
TOPAKLAMAK, TOPAKLANMA, TOPAKLAŞMA, TOPAKSAHAN
TOPAKKAYA, TOPAKLAMA
TOPAKLAÇ, TOPAKTAŞ
TOPAKLI
TOPAK
TOPAK
Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. Bu biçim verilmiş şey. Şişe ya da kadeh. Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı.
TOPAKLI
Ankara kenti, Gölbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Nevşehir şehrinde, Topaklı bucağına bağlı bir yer.
TOPAKLAMAK
Toz veya küçük parçalar durumundaki bir şeyi kütle veya yığın biçiminde birleştirmek.
TOPAKLAŞTIRMA
Topaklaştırmak işi.
TOPAKLANMA
Topaklanmak işi.
TOPAKLAŞTIRMAK
Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek.
TOPAKLAÇ
Topaklama işleminde, öğütülmüş filizlerin döndürülerek topak yapıldığı araç.
TOPAKSAHAN
Büyük su içme tası. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
TOPAKLAŞMA
Topaklaşmak durumu. Bir bütünü oluşturan parçacıkların bir araya toplanması sonucu oluşan durum.
TOPAKLAMA
Topaklamak işi.
TOPAKLANMAK
Topak durumuna gelmek.
TOPAKTAŞ
Adana şehrinde, Karaisalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Kahramanmaraş kenti, Tanır bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Sivas kenti, Beypınarı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Timar bucağına bağlı bir yer. Yozgat ilinde, Hasbek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
TOPAKLAŞMAK
Topak durumunu almak.
TOPAKKAYA
Aksaray şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
KOĞAK
Saçtaki kepek. Koyunların tüyleri arasındaki kir ve yün topakları. Saç kepeği.
İÇTUTUNUM
Özdeş özdecikler arasındaki çekim kuvvetinden kaynaklanan topaklaşım.
LATDİK
Kuşburnu meyvesini ezip yumuşattıktan sonra yapılan topak.
MARAŞ
Hıyarın topak, yamru yumru çeşidi. Kahraman Maraş.
BEZİ
Yufka açmadan önce, hamurun ayrıldığı toparlakların her biri, pazı. Bir çeşit kocakarı ilâcı. Yara veya çıban dolayısıyla vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen şişkinlik, beze. Yufka açmak için topaklanmış hamur parçaları. Bazı. Tek bir yufka ekmeği hamuru (Ç. Çiftliği).
BAZLAMAK
Topak halindeki hamuru (pazı) açmak, yassılamak. Acele ekmek pişirmek. Hamuru saca yapıştırmak. Suya batırmak, basmak: Bize bir kilo armut almazsan seni suya bazlarız. Bir şeyi yere yapıştırmak yatırmak: Güreşte Dayak Mehmet, Cırık Hasan'ı sırt üstü yere bazladı. Sacın üzerine hamur koyup şekil vermek.
KÜNT
Anlayışsız, beceriksiz, elinden iş gelmeyen: Ne kadar künt adamsın. Hamur, ya da çamur topağı. Pişerken tandıra düşen hamur. Değirmen çarkı. Nallanan öküzün ayaklarına bağlanan ağaç: Küntü getir, öküzü nallayacağız. Bir ekmeklik hamur. Hamur topakları. (Ebilhindi Erzurum). Değirmen çarkının aralıklı ağaçlardan oluşan kısmı. (Esat çiftliği Terme Samsun).
ÇÜTMÜK
İyi özenmeyen yoğurt, muhallebi ve benzerleri içinde kalan topaklar.
KESEYH
Belin ya da çapanın çıkardığı sıkışmış kuru, iri toprak parçası. Kesek; sürülmüş tarlada nemli toprağın kuruduktan sonra meydana getirdiği gayrimuntazam topak.
ORNATIK
Özdeciğin bir öğeciği, topağı yerine geçmiş başka bir öğecik ya da topak.
HUL
Sağır. Yeni doğan danaların konulduğu yer. Yaylalarda sütleri saklamak için ağaç ya da taştan yapılan kulübe. Yoğrulmuş hamur içerisindeki unlu topaklar; yumru.
DÜÜRCÜK
Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları.
DÜĞÜRCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.
KONGURDAK
Hayvanlann boyunlarına takılan küçük çan, çıngırak. Kedi, kuzu, koyun ve at gibi hayvanlann süs için boyunlarına takılan, renkli ipten örülmüş yuvarlak koza gibi bir şey. Köy kızlarının saçlarına taktıklan boncuklar. Kuzuların ve koyunların kuyrukları altında biriken pislik topakları, çakıldak.
GURUT
Suyu süzülmüş ayranla çökelek karışımının kurutulmuş şekli. Çökelek. Lorun kurutularak topak topak yapılmış olanı. Ayranı koyulaştırmakta kullanılan kap. (Susuz Kars). Süzme yoğurt. (Bölükbaşı Selim Kars).
DÜĞÜLCÜK
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Bulgur unu. Küçük dolu. Çorba, helva, mahallebi gibi yiyecekler pişirilirken içinde kalan küçük un topakları. İnce bulgur. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya). Konca, boğum.
GOMAT
Helva yapılırken avuçta sıkılarak yapılan topak.
GİLİK
Deve, keçi, koyun ve benzerleri Hayvanların pisliği. Çam, meşe, ardıç ve benzerleri ağaçların meyveleri. Dikenli ardıç. Tarlalarda çitlerin tutturulduğu bir çeşit orman ağacı. Çekirdek. Semizotu. Saçta pişirilen küçük ekmek, çörek. Ufak halka biçiminde simit. Kesme şekeri. Çatı arasında meydana gelen örümcek ağı. Kılık. Küçük. Haşhaştan alınan ham afyon topakları. Yumruk kadar (yağ için): Bir gilik yağ yedim. Halka: Al sana gilik şeker vereyim. Bulgurdan yapılan etli köfte çöreği. Yufka ekmeğin üstüne yağ sürülerek sac üstünde pişirilen katmer. Mayalanmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Çekirdek: Zeytin giliği. Pelit tohumu. Küçük ekmek.
DÜĞÜCÜKLENMEK
Hamur yoğrulurken, çorba, mahallebi ve benzerleri yiyecekler pişerken, un iyice karışmayarak topak topak olmak.