Kelimeler arşivi içinde; sonunda "topal" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu topal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında topal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde topal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TOPAL
TOPAL
Bacağındaki sakatlık sebebiyle seker gibi veya iki adımda bir, bir yana eğilerek yürüyen (insan veya hayvan). Ayaklarından biri kısa olan (nesne).
Bu bölümde tanımı içerisinde TOPAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOĞDAŞ
Doğuştan, anadan doğma: O çocuk doğdaştan topaldır. Yeni doğmuş çocuk. Bir zamanda doğan.
BOOPONUS
Calliphoridae ailesinde bulunan kimi türlerinin larvaları sığır ve keçilerde topallığa neden olan sinek cinsi.
ANSAK
Hatıra, hediye, armağan. Topal, aksak. Topal.
AŞIKLAMA
Saz şairlerinin, âşıkların sazları refakatinde söyledikleri türkü. Atların arka ayak bileğinin burkulmasından doğan topallama.
TOPALLAYIŞ
Topallama işi.
ÇON
Sığırlarda görülen ve kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Ağaç gövdesindeki yumru, budak. Kalça, but. Sığır hayvanlarının sırtında olan bir çeşit hastalık. At, eşek, öküz ve sığır gibi hayvanlarda görülen ve alnından ya da kulaklarından kan alınarak tedavi edilen bir çeşit hastalık. Hayvanlarda soğuktan olan bir çeşit hastalık, öküz zatürresi. Hayvan vücudunda olan yumru, ur. Dalsız, budaksız ağaç gövdesi. Ağaç gövdesinde meydana gelen ur ve yumrular. Yarması güç ve budaklı kütük. Odun kütüğünde dalların birleşim yeri. Yaranın üzerindeki kalın kabuk. Topal. Bir hayvan hastalığı.
ABCAL
Sakatlığı olmadığı halde topal gibi yürüyen.
AKSAK
Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.
ATTIRĞAN
Yaylanarak topallıyan kimse.
ANSIMAK
Topallamak, aksamak.
TOPALLAMA
Topallamak işi.
TOPALLIK
Topal olma durumu.
AHSAMAK
Topallamak.
AVSAK
Aldatma. Hafif topal, aksak. Hayvan yükünün bir tarafa hafif meyletmiş, avmış durumu. Ava istekli, av isteklisi: Benim tazı çok avsaktır.
ASAMAK
Topallamak, aksamak. Devrilmek, dengesi, düzeni bozulmak.
ANSAMAK
Göreceği gelmek, özlemek. Topallamak, aksamak.
AKSAMAK
Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.
ASAK
Kuytu ve varılması zor yer. Gezilmesi zor, meyilli toprak. Topal, aksak. Hayvanların ayaklarında olan bir hastalık.
AKSIMAK
İtiraz, aksilik: Mustafa çok aksımak etti. Topallamak.
AĞDIRIKLI
Dengesiz, eğik, bir yana devrik (yük). Aksak, sarsak, topallıyarak yürüyüş. Yüklenmiş yükün bir yanının daha ağır olması.